İnternetin algı sistemleri üzerindeki etkisini kanıtlayan son örnek: Momo

Japon bir sanatçının eseri olarak ortaya çıkan Momo, sosyal medyada yapılan paylaşımlar ile küresel bir korku ikonuna dönüştü. Bugüne dek bir çocuğun intiharından sorumlu olduğu düşünülen “Momo challenge” oyunu ise yine internetin içini doldurduğu boş bir algı operasyonundan başka bir şey değil.

Korku bağlantılı içeriklere meraklı biriyseniz, Instagram’da heykellerden çizimlere ve oyuncak bebeklere kadar farklı korku eserleri üreten birçok yaratıcı sanatçının hesabını bulabilirsiniz. Bu hesapların birkaçını takip eden biri olarak karanlığa ait fantezi karakterler üreten sanatçıların çalışmalarının hayli başarılı olduğunu söyleyebilirim. İnterneti son birkaç haftadır fazlasıyla meşgul eden Momo ise baktıklarımın yanında sıradan bir figürden öteye gidemiyor. Buna rağmen Momo yüzünden her gece kabus gördüğünü söyleyen yazarların makalelerine bile rastladım. Peki nasıl oldu da Momo bu kadar korkutucu bir figür haline geldi?

Cevap kısa ve bir o kadar da derin aslında. Momo’nun korkutucu cazibesi, tamamen internetin kendine özgü algı yönlendirmesi ile ortaya çıkmış durumda. Gözden geçirdiğim onlarca makalenin ardından algı sürecini üç kısma ayırabilirim:

1. Reddit’in kitlelere ulaşan gücüyle bir anda Momo’yu tanınır kılması,

2. Kimliği belirsiz “akıllıların” Momo’yu bir intihar oyununa çevirmesi (Momo challenge)

3. Neredeyse unutulma noktasına gelmişken endişeli bir ebeveynin yaptığı sosyal medya paylaşımı ile Momo’nun tekrar patlama yapması.

En son basamakta, bu sefer medyanın kendisi sosyal medyadan görev devralırmış gibi Momo’yu binlerce makale ile gündeme taşıdı. Medyanın yoğun ilgisinin kaynağı ise endişeli annenin çağrısı üzerine uyarı yayınlayan İrlanda polisi oldu. Devamında Momo ürünleri satan mağazalardan, toplum güvenliğine soyunan Kim Kardashian’a kadar domino etkisi devam etti. Nihayetinde nasıl oldu da Momo ile bu kadar vakit kaybettik, detayları ile bir bakalım.

En Etkili İnternet Kokteyli: Reddit, WhatsApp ve Facebook

Link Factory adlı özel efekt firması için çalışan sanatçı Keisuke Aisawa, 2016 yılında “Mother Bird” adını verdiği bir heykel yaptı. Tavuk vücuduna sahip olan, koca bir ağız ve koca gözleri bulunan ürkütücü kadın figürü, 2016 yılında bir sanat galerisinde sergiye kondu. Instagram’da ilk belirdiğinde kimse korkudan aklını kaçırmadı, heykel haberlere çıkmadı.

View this post on Instagram

台風だから幽霊の絵見てきた 幽霊はいいぞ #幽霊画廊 #猫将軍

A post shared by さとう【生ビール嫌い】 (@j_s_rock) on


Aradan iki yıl geçti ve Reddit üyelerinden AlmightySosa00, rast geldiği fotoğrafı 10 Temmuz 2018 tarihinde 12.8 milyon üyesi olan /r/creepy kategorisinde yayınladı. Paylaşım 48 saat içinde %89 beğeni oranı ile 4.700 puan ve 900 yorum aldı. Bu noktadan sonra devreye YouTuber’lar girdi.

10 Temmuz 2018’de YouTuber El Deadpool ve bir gün sonrasında ReignBot “Momo Challenge” olarak yayılan şehir efsanesini konu aldı. Bahsedilen konu, birkaç gün öncesinde 4chan platformunda beliren telefon numaralarıydı. Efsaneye göre Momo ile temasa geçmek için üç telefon numarası vardı. Telefonlardan biri Japonya, diğer ikisi de Meksika ve Kolombiya kodunu taşıyordu. WhatsApp üzerinden mesaj attığınız zaman genelde +82 kodlu olan telefondan (Japonya) İspanyolca cevaplar geliyordu ve Momo sizden “kendinizi öldürmenizi veya kendinize zarar vermenizi” istiyordu.

Sosyal medyalar arasında mekik dokuyan Momo, aradığı malzemeyi İspanyolca’nın anadil olduğu Arjantin’de buldu. Buenos Aires Times gazetesinde 25 Temmuz günü beliren habere göre, 12 yaşındaki bir kız çocuğu telefonundaki videolar ve WhatsApp yazışmaları doğrultusunda intihar etmişti. Birkaç gün sonrasında ABD merkezli Fox News, “Momo suicide challenge adlı WhatsApp oyununu” haber yapınca durum kontrolden çıktı. Ardından gelen sayısız YouTuber videosu, Momo’nun bir sonraki durağını YouTube olarak belirledi.

Momo, 2018’in sonlarına doğru unutulmaya yüz tutmuştu, 2019’un ilk ayları da sessiz sedasız geçti. Ta ki endişeli bir anne Facebook’ta paylaşım yapıncaya kadar. Bolton kentine yakın Westhoughton kasabasında yaşayan kadın, 17 Şubat 2019 günü Facebook’taki bir grup sayfasında yaptığı paylaşımda çocuğunun okulunda konuşulan “doğa üstü” Momo adlı karakterden ve yaydığı panikten bahsetti. Paylaşımı büyük puntolar ile “HERKESİ BİLGİLENDİRİN!” diye bitiyordu.

Facebook’ta patlayan paylaşımlar üç gün sonra Manchester Evening News gazetesinde, bir gün sonra ulusal medyada yer aldı. 24 Şubat’ta Kuzey İrlanda polisi uyarı yayınlayınca, küresel basın içi boş bir çocuk oyununu tekrar “clickbait” dediğimiz tıklama tuzağına malzeme olarak kullanmaya başladı.

İnternetin Algı Yönetimine Karşı Ne Yapmalı?

Geride kalan bir haftada Momo ile ilgili haber ve paylaşımlar o denli yoğunlaştı ki, YouTube konu hakkında açıklama yapmak zorunda kaldı. İddialara göre “Momo challenge” hakkında videolar ortalıkta dolaşıyor, hatta çizgi film Peppe Pig ile Fortnite video oyununda gençlerin karşısına Momo ile ilgili mesajlar beliriyordu. Ancak hiçbiri gerçek değildi.

Sosyal medya platformları Momo hakkında yapılan sahte paylaşımları bir bir kaldırmaya başladı. Bir tanesi, “Dikkat! Momo gerçek, mutlaka okuyun!” şeklinde insanları kandıran ve hesabı kaldırılan Wanda Maximoff adlı Twitter kullanıcısı oldu. Sahte hesaplar ve içi boş paylaşımlar silinirken, bu sefer sahneye Kim Kardashian çıktı. 129 milyon Instagram takipçisine “YouTube’dan Momo videolarının kaldırılması için baskı yapmalarını” istedi. Momo tekrar alevlenirken, YouTube’un sabrı taştı ve aynı gün platformda “Momo ile ilgili tehdit içerikli hiçbir video bulunmadığını” açıkladı.


Momo’nun milyonlara vakit kaybettiren efsanesi iki konuda ders çıkarmamızı sağlayabilir. Birincisi, sosyal medyanın büyüttüğü, eğittiği ve algılarını kontrol ettiği birçok genci şehir efsanelerinden korumak için kamu kurumları ve medyanın koordineli ilerleyeceği bir sistem geliştirilmeli. İkincisi, Momo’nun neden histeri kaynağı olmayı başardığının sebepleri çok iyi araştırılmalı.

En son maddeye baktığımızda, yakın geçmişten aklımıza gelen ilk olay “Slender Man.” ABD’de 12 yaşındaki iki çocuk, 2014 yazında aynı yaştaki bir arkadaşlarını kandırarak ormana götürmüş ve 19 kez bıçaklayarak öldürmüştü. Amaçları, karanlık ve mistik karakter Slender Man’i çağırmaktı…

Momo, internetin algı sistemleri üzerinde yarattığı etki ile ne kadar büyük bir tehdit olabileceğini gözler önüne seren bir örnek. Sanal ortamda ne kadar art niyetli insanlar olduğunu ele alırsak, gençleri intihara kadar sürükleyen siber zorbalığın bir başka versiyonunu ileride Momo benzeri oyunlar olarak görmeye devam edebiliriz.

Mufit Yılmaz Gökmen

Mufit Yılmaz Gökmen

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Yiğit Tuna

Şubat 25, 2019