Zeki Müren de bizi ‘stream’ edecek mi?

Televizyon tarihe karışıyor, yerini alternatif platformlar alıyor. Fikri mülkiyet uzmanı Av. Aslı Akdağ’dan yeni düzeni anlama kılavuzu.

Teknoloji gelişti, gösterim mecraları değişti. Televizyonun eski gücünü ve ihtişamını kaybettiği günümüzde, artık istediğimizi seçerek dilediğimiz zaman, dilediğimiz yerde izleyebilme lüksüne sahibiz. Dijitalin varlığında kablolu yayın, uydu gibi teknolojilerin desteklediği Free TV olarak anılan izleme sistemleri yakın bir gelecekte tarihe karışacak gibi duruyor. İzle – Öde (Pay per View) sistemleri hepimizin hayatında çoktan yerini almış durumda. 

Peki bu yeni teknolojiler neler, neden birbirinden farklı isimlerle anılıyorlar? 

OTT (Over the Top) nedir, ne değildir?

İnternet üzerinden eserlerin dağıtımının yapılabilmesini sağlayan ve de geleneksel dağıtım teknolojilerin yerini çoktan almış olan bir uygulama bu. Dijital dağıtım çağının en kapsayıcı terimi aynı zamanda. Son yıllarda sık sık adını işittiğimiz VOD (Video on Demand) teknolojileri, ‘OTT’ sayesinde ve beraberinde gelişerek tüm dünyaya hızla yayıldı.

OTT, görsel işitsel içeriğin açık internet üzerinden, herhangi bir internet servis sağlayıcısı olmaksızın dağıtımını ifade ediyor. Dolayısıyla bu teknolojide, linear bir sistem dahilinde içeriğin dağıtımına ilişkin konularda platformun, içerik konusunda herhangi bir kontrolü olmadığı gibi sorumluluğu da yok. Son kullanıcıya direk ulaşmayı sağlayan bu teknolojiyle linear sistemlerin yan ısıra non-linear sistemler de hızla gelişti. Bunlardan en bilinenleri: VOD (Video on Demand) ve EST (Electronic Sell Through).

a.   EST (Electronic Sell Through) veya nam-i diğer DTO (Download to own): Son kullanıcının satın alma yöntemiyle süresiz veya süreli şekilde lisanslayarak, esere ait dijital kopyayı internete bağlanan cihazına, hard diskine indirmek veya sanal bir depoya kaydetmek üzere indirebildiği sistemi ifade eder. iTunes, Amazon, Xbox akla ilk gelen örnekler arasında.

b.  VOD (Vide on Demand): İsteğe bağlı yayındaysa dijital kopyaya son kullanıcı tarafından sahip olunmaz; eser süresiz şekilde lisanslanamaz. Ancak talebe bağlı olarak seçilen içerik yükleme veya streaming yapılarak internete bağlı olan cihaza indirilmektedir. İzleyicinin bir sunucuda depolanan eserleri istediğinde izleyebilmesini sağlayan uygulama Set-top box, bilgisayar, dijital video kayıt ediciler veya taşınabilir medya oynatıcılar gibi cihazlar vasıtasıyla hizmet vermektedir.

VOD teknolojilerinin de kendi içerisinde değişik iş modelleri var. Kimisinde abonelik bedeli ödenirken kimisinde reklam izleyerek bu bedeli peşinen ödersiniz.

– YouTube, Puhu TV, Hulu gibi uygulamalara AVOD (Advertisement Supported VOD) deniyor. Tüketici izlediği reklamlar dolayısıyla platforma kazanç sağlarken ayrıca bir üyelik ücreti ödemez.

–  Netflix, Blu TV, Lovefilm.com, Mubi ise SVOD (Subscriptional VOD) kategorisinde. Düzenli ve sürekli ödemelerin söz konusu olduğu, abonelik sistemine dayalı platformlar bunlar. Bu bedeli ödemekle tüketiciler üyelikleri süresince platformda yer alan tüm içeriğe ayrıca ücret ödeme yapmaksızın erişme imkanına sahip olur.

–  Apple TV ve benzeri, daha çok Set Top Box olarak ifade edilen cihazlarsa TVOD (Transactional Video on Demand) olarak biliniyor. Açık büfe benzeri SVOD’nin aksine bu üyeliklerde kullanıcı izleyeceğini satın alarak sadece tüketeceği ürüne ödeme yapmaktadır.

IPTV (Internet Protocol Television) nedir, ne değildir? 

Alışılagelmiş yayın sistemlerine nazaran en önemli avantajı, kullanıcıların izledikleri üzerinde iki yönlü iletişim sayesinde söz sahibi olmaları. İzlenilenin durdurulması, ileri veya geri sarılması gibi özelliklerle özgür izleme olanakları yaratır. Yönetilebilen, dolayısıyla da güvenli bir ağ söz konusudur. Alt yapısı geniş banttan izleyiciye yayınları ulaştırma imkanı sağlar. Digiturk Play, Dsmart Go örneklerindendir.

Şurası kesin: Bundan böyle mısırları patlatıp aynı saatte ekran başında bir araya gelmeyi özleyen bir kuşak olacak. Ne var ki teknolojinin sunduğu fırsatların çokluğu söz konusu olduğunda nostalji yapma kısmı sohbetlere kalıyor. Biz yine mısırları patlatalım, istediğimiz yerde, dilediğimiz gibi film izlemenin keyfini sevdiklerimizle paylaşarak çoğaltalım.

 Aslı Akdağ | Akdağ Law

Kolektif House Ekibi

Kolektif House