Zafer Elçik, Otsimo

Otizm hastalarının eğitimine katkı sağlayan Otsimo’nun kurucusundan küçük bir hatırlatma: “Hayallerinize ulaşmak için yapmanız gereken her şey sizin elinizde.”

Start-up’ınız hangi sorunu çözmeye yönelik yola çıktı?

Önce otizmle ilgili genel fotoğrafı özetlemeli: ABD’nin 2016 istatistiklerine göre her 68 çocuktan 1’i otizmli olarak doğuyor. Günümüzde otizmin sebebi hâlâ tam olarak saptanmış değil. Bu nedenle kalıcı bir tıbbi çözüm veya ilaç tedavisi de bulunmuyor. En etkili tedavi aracı erken ve yoğun eğitim. Otizmli bir çocuğun haftada 80 saat interaktif eğitime ihtiyacı var. Ancak sosyokültürel yapıyla orantılı olarak bu süre haftada 2 saate kadar düşebiliyor. Verimli otizm eğitimi çok pahalı ve bir özel eğitim öğretmeninin en fazla iki çocukla iletişimde olmasını gerektiriyor. İhtiyacı olan tüm otizmli çocuklara ve onların ailelerine verimli ve etkili otizm eğitimini evlerinde dahi olsalar naıl ulaştırabileceğimize kafa yorduk, otaya Otsimo çıktı. Otsimo gerekli eğitime erişimi olmayan tüm ailelere ev ortamında uygulayabilecekleri bir otizm müfredatı sunuyor.

“Eureka” anınıza dönelim. Fikir ne zaman, nasıl çıktı?

Tam da böyle bir ihtiyaçtan, eksiklikten. Kardeşim Alper otizmli. Kendi başına yemek yiyemiyor, evden dışarı çıkamıyor. Herhangi bir nesneye 5 dakikadan fazla odaklanamıyor. Ancak akıllı cihazlar eşliğinde dakikalarını geçirebiliyor. Bir telefon veya tablet karşısında konsantrasyon süresi 55 dakikaya kadar çıkabiliyor. Bunu fark etttikten sonra otizm eğitimi için bir uygulama aramaya başladım. Bulduğum 2-3 uygulamanın hepsi yetersiz, farklı dillerde ve üstelik de çok pahalı çıktı. 150-200 dolar gibi bir ücretten söz ediyorum. Bu eksikliği gidermek için ODTÜ’den sınıf arkadaşım Sercan ile birlikte Otsimo’yu yarattık. Hayalimiz, otizmli çocukların akıllı cihazlar eşliğinde geçirdikleri 55 dakikayı bir eğitim sürecine dönüştürmek, ‘oyun’ bahanesiyle çocukların duygular, harfler, sesler gibi temel kavramları öğrenmelerine yardımcı olmak.

Gerçekleştirme aşamasında karşılaştığınız en büyük güçlük…

Otizmli çocukların tüm ihtiyaçlarına odaklanarak spesifik olarak onlar için hazırlanmış, bahsettiğim oyunları yaratmak oldu. Zira, otizmli olmayan veya otizmli bir yakını bulunmayan birinin otizmin düşünce yapısını anlaması oldukça güç.

Ve bu güçlük için yarattığınız çözüm…

Otizm vakıflarında çalışan özel eğitim öğretmenleri ilk oyunların yaratılma sürecinde her zaman yanımızdaydı. Otizmli çocukların kavramları doğru öğrenebilmeleri için çeşitli yönlendirmelerin nasıl ve ne zaman olması gerektiği konusunda bize yardımcı oldular.


Hayalini gerçekleştime yolundaki girişimcilere vereceğiniz en büyük tavsiye…

Kolay bir yol değil. Yalnızca hayal kurmak yetmiyor maalesef. Kendinize ve fikrinize fazlasıyla inanmanız şart. Yolda bir sürü insan size yapamayacağınızı söyleyecek, kuşkularını dile getirecek. Tüm zorluklar burada başlıyor. Kendinize inanmanız bu nedenle çok önemli. Kötü giden bir şey olduğunda yeniden başlamanız gerekiyor, sonra yeniden, sonra yeniden…

İnanmanın yanında sürekli çalışmak da var. Güvendiğiniz bir fikriniz olduğunda çalışmak sizin için bir zorunluluk değil bir hayat tarzı haline geliyor zaten. Gocunmadan devamlı çalışıyorsunuz ve bu durumdan zevk alıyorsunuz. Çünkü hayallerinize ulaşmak için yapmanız gereken her şey sizin elinizde oluyor. 

Girişimcilik dünyasıyla ilgili çok bilinmeyen, küçük bir sır…

‘Kolektifli’ Ömer Abi’nin (Erkmen) varlığı 🙂 

Kolektif House Ekibi

Kolektif House