Tüm Mutlu Şirketler Farklıdır

Şirketin için mutluluğun formülü çok açık: Mükemmel bir rekabet içinde olmayı bırak, tekel durmaya bak, değer yarat, farklı kıl, mutlu ol.

Aykırı sorumuzun iş dünyası versiyonu şu: Kimsenin kurmadığı değerli şirket nedir? 

Göründüğünden zor bir soru bu. Çünkü: Şirketiniz kendi için de pek değerli olmadan birçok değer üretebilir. Değer üretmek yeterli değil; ürettiğiniz değerin bir kısmını tutabilmeniz de gerekli. 

Bu da şu demek: En büyük işler bile kötü birer işe dönüşebilir. ABD havayolu şirketleri milyonlarca yolcuya hizmet veriyor, her yıl yüzlerce milyar dolarlık değer üretiyor. Aralık 2012’de ortalama bir uçuşun fiyatı 178 dolarken, havayolu şirketleri her yolcu başına 37 sent kazanıyordu. Daha az değer üreten ama daha çoğunu tutan Google’la kıyaslayalım. Google, havayolu şirketlerinin 160 milyar dolarına karşın, aynı yıl 50 milyar dolar getirdi ve bu gelirinin %21’ini kâr olarak tutabildi. Havayolu şirketlerinin kâr marjının yüz katından fazla bir paradan bahsediyoruz.

Havayolları kendi aralarında rekabet ediyorlar ancak Google tek başına. Ekonomistler bu farklı açıklamak için iki basitleştirilmiş model kullanıyorlar: 

Mükemmel rekabet ve tekel. 

“Mükemmel rekabet” ekonomiye giriş derslerinde sık sık kullanılan bir terim. Sözde mükemmel rekabetçi pazarlar, üretici arzı müşteri talebi karşılandığında dengeye ulaşır. Her firma farklılaşmamıştır, aynı homojen ürünleri satar.

Hiçbir firmanın Pazar gücü olmadığı için, hepsi pazarın belirlediği fiyattan satış yapmak zorundadır. Mükemmel rekabet koşulları altında uzun vadede hiçbir şirket ekonomik kâr elde edemez.

Mükemmel rekabetin tersi durumu: Tekel olmak, bir şekilde tekelleşebilmek. Rekabetçi bir firma pazar fiyatına satış yapmak zorundayken, bir tekel kendi pazarına sahiptir, böylece kendi fiyatını kendi belirler. Rekabet olmadığı için, kendi kârını maksimize edecek miktar ve fiyat oranıyla üretim yapar. 

Google 0’dan 1’e gitmiş şirketlere en iyi örnek. Arama motoru sektöründe kendini diğerlerinden (Microsoft ve Yahoo!) iyice ayırdığı 2000’lerin başından beri rekabete girişmedi. 

Sanılanın aksine: Kapitalizm ve rekabet birbirinin tersi. 

Kapitalizm sermaye birikimine dayanır anca mükemmel rekabet koşulları altında tüm kâr rekabete kurban gider.

Girişimciler için alınması gereken ders açık: Yaptığın iş, ürettiğin şey ne olursa olsun, eğer süregelen bir değer yaratmak ve onu tutmak istiyorsan, farklılaşmamış meta işi kurma.

Kaynak: “Zero to One: Notes on Startups, or How to Build the Future Hardcover”,  Peter Thai

Ali Tufan Koç | KoMag Editörü

Kolektif House Ekibi

Kolektif House

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Kolektif House Ekibi

Aralık 27, 2017

Kolektif House Ekibi

Aralık 8, 2017