Tesla’nın ilk çeyrek raporu Elon Musk’ın yaşadığı değişim hakkında ne anlatıyor?

Elon Musk popüler kültürde o kadar güçlü bir ikon haline geldi ki, bir gün “Birleşmiş Dünya Milletleri” adı altında küresel bir yönetim kursak muhtemelen başına Musk’ı getirmekte tereddüt etmeyiz. Yenilenebilir enerji ve otonom araçlar ile hayatı giderek kolaylaştıran Musk, Hyperloop teknolojisi ile trafik derdini ortadan kaldırmak istiyor. Gezegenimizin bir numaralı fütüristinin bir diğer amacı, dev roketler ile ilk önce Dünya’da, ardından derin uzayda insanlı yolculuklar başlatmak.

Musk, sosyal medya ile büyüyen yeni neslin biyografisi az-çok bildiği nadir insanlardan biri. Sosyal medyada takipçileri ile etkileşime girmekten çekinmeyen Musk, geçtiğimiz yıl yaptığı Anıtkabir ziyareti ile Türkiye’deki takipçilerini de katlamayı başarmıştı. Genel tabloya bakıldığında, Musk bir öncü aynı zamanda bir şovalye olarak beliriyor. İnsanlığı yeni gezegenlere taşıyarak ömrünü uzatmak isteyen, aynı zamanda robotların işgalinden korumaya ant içmiş bir teknoloji milyarderi. Enerjisi ve güler yüzlülüğü ile aklına koyduğu her şey başaran insan görüntüsü sunan Musk, son zamanlarda hızlı bir değişim gösteriyor. ABD basınına olan tepkisiyle dışa vurulan bu değişim, sosyal medyadan gördüğümüz renkli dünyanın gerçekçi yüzünü yansıtıyor aslında. Musk’ın agresifleşmesine neden olan konu ise geçmişte birçok dek iflastan dönen Tesla’nın ilk çeyrek raporuyla bağlantılı süreç.

Rakamlar ne diyor?

Nisan ayında Elon Musk’ın California’daki Tesla fabrikasında sabahladığına dair spekülasyonlar çıktı. Musk, ilk kez iki yıl önce duyurulan ve tek şarjla 346 kilometre yol kat edebilen Tesla Model 3’ün ön siparişlerinin gecikmemesi için işçileriyle birlikte fabrikada kalıyordu. Otomobil daha tanıtıldığı ilk gün 130.000 ön sipariş almıştı ve bu siparişlere yapılan ön ödemeler Tesla’nın ayakta kalmasını sağlayan ana sebepti. Eğer geçmiş modellerde olduğu gibi binlerce sipariş yine geç kalırsa, Tesla bu sefer ciddi bir güvenilirlik sorunu yaşayabilir ve hisse değeri düşüşe geçebilirdi. Zira, Tesla Model 3’ün ilk günkü siparişleri 4 milyar dolar civarında bir gelire denk geliyordu.

Tesla, Mart sonunda haftalık 2,500 Model 3 üretimini yetiştiremiyordu. Musk’ın fabrikaya adım atmasının ardından Nisan ortasında haftalık üretim 2,700’e kadar çıktı. Tesla, Mayıs ve Haziran’da haftalık üretim miktarınıd 5,000’e çıkacağını açıkladı. Elektrikli otomobil piyasasında eşi benzeri görülmemiş kitle üretimi sermaye karşılıyor muydu peki?

2018 Q1 raporunun açıklanması ile Tesla’nın ne durumda olduğu da gözler önüne serildi. Hisse değeri başına 3.35$ dolar kaybeden ve ancak 3.4 milyar dolar gelir elde eden Tesla, analistlerin tahminlerinden biraz daha iyi bir tablo ortaya çıkardı. Net kaybı 784.6 milyon dolar olarak beliren Tesla’nın bir yıl önce kasasında duran 3.4 milyar dolar nakit 2.7 milyar dolara gerilemişti. 2018 için belirlenen üretim maliyeti ise 3 milyar dolar olunca, işlerin çok iyi gitmediği anlaşıldı.

Tesla Roadster

“Sıkıcı ve anlamsız sorular sormayın”

Tesla’nın var olduğu 15 yılın hiçbirini kar etmeden kapatmış olması, muhtemelen Musk’ın aşırı hırslı iş modelini değiştirmesi gerektiğine işaret ediyor. Ancak ilk çeyrek raporunun ardından ortaya koyduğu tavır, kendine aşırı güvenen tavrından bir şey değişmeyeceğine işaret etti. Raporun açıklanmasından iki gün sonra gazeteciler ve yatırımcılar ile yapılan telekonferansta, Musk alışılmışın dışında bir tavır sergiledi. Musk ilk olarak Tesla’nın anormal nakit harcayan üretim planı hakkındaki bir soruya “dangalakça ve sıkıcı” diyerek cevap vermedi. Ardından ortalama 400,000 siparişten kaç tanesinde Model 3’lerin sahipleri tarafından düzenlendiğine dair soruya da cevap vermeden Tesla hayranı bir YouTuber’a söz verdi. Tesla ve Musk’a övgüler yağdıran YouTuber’ın sorularına 20 dakika cevap veren Musk, diğer soruları unutmuştu bile.

Telekonferansın ardından Tesla hisse değeri 280 dolara gerilerken, Musk Twitter’da kendini savundu. Reddettiği ilk sorunun zaten önceden cevaplandığını, diğerinin ise anlamsız olduğunu söyleyerek şu açıklamayı yaptı: “Tesla 3 siparişleri neredeyse yarım milyon civarında. Haftada 5K üretim bile yapsak talebi karşılamak iki yıl sürecek.”


Tesla’nın düşen hisse değeri açıktan satışları artırırken, Musk kendi firmasından 10 milyon dolarlık hisse alımı yaptı. Wall Street’te açıktan satılan hisselerde Tesla’nın zirveye oturmasının ardından (hisse değerinin düşeceği beklentisiyle yatırımcılar tahvillerini satmaya başlamıştı) Musk basında çıkan haberleri göz ardı ederek, “Tesla’nın zaten uzun süredir en çok yatırım yapılan firma olduğunu” söyledi.

Mali tablonun yanı sıra, Musk’ın canını sıkan bir unsur daha bulunuyor. Analistler ve gazetecilerle yaptığı görüşmede açığa vurduğu diğer konu, otonom araçların güvenliği hakkında çıkan haberlerden rahatsız olduğuydu. Konuşmasında, “Gazetecilerin otonom sürüşün güvensiz olduğunu yazabilmeleri inanılmaz bir sorumsuzluk… Çünkü insanlar gerçekten aracın bu özelliğini kapatabilir ve ölebilirler. Bu benim gerçekten canımı sıkıyor.” Zira, 14 Mayıs’ta Washington Post’un Tesla aracının yaptığı kaza hakkındaki haberini Twitter’da eleştirdi: “Kırılan bir bilek ile sonuçlanan Tesla kazası anasayfada yer alırken geride kalan bir yılda neredeyse 40,000 kişinin öldüğü otomobil kazalarının hiç haber edilmemesi çok saçma.”


Ne kadar haklı?

Musk’ın kendisine soru soran insanları eleştirerek cevap vermesi kabul edilebilir değil. Otonom araçların kazalarını otonom olmayan araçlarla karşılaştırması ise değerlendirilebilir. Dikkatlice sormamız gereken soru, otonom araç teknolojisinin öncülerinden Musk’ın ne kadar doğru bir karşılaştırma yaptığı.

ABD’de 2016’da 37,000 kişinin ölümüne neden olan otomobil kazalarının ağırlıklı olarak emniyet kemeri takılmaması, alkollü araç kullanılması ve aşırı hız yapmaktan kaynaklandığı belirtiliyor. Otonom araçlar ise insan hatalarını ortadan kaldırdığı için çok daha güvenli kabul ediliyor. Genel olarak doğru ancak Musk’ın göz önüne koyması gereken önemli faktörler var.

ABD Ulusal Anayol Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) 2017’de şu ana kadar üç otonom aracın kaza yaptığını belirledi. 2016’da ABD’de sürücüler toplam 5.15 trilyon kilometre yol kat etti. Tesla araçları ise aynı yıl 2 milyar kilometreyi geride bıraktı. Otonom olmayan araçlarda her 130 milyon kilometrede bir ölümlü kaza olurken, Tesla’nın ilk ölümlü kazası Mayıs 2016’da gerçekleşmişti. O zamana dek Tesla araçlarının Autopilot modunda kullanıldığı toplam mesafe 160 milyon kilometreydi. Yani otonom olmayan araçlardan çok uzak olmayan bir istatistik söz konusuydu. Altı çizilmesi gereken bir diğer detay, sürücülerin kat ettiği mesafenin anayol dışındaki birçok yolu kapsaması. Tesla otomobilleri ise otonom özelliklerini sadece anayollarda kullanıyor.

Tesla Semi Truck.

Otonom bir aracın karıştığı en son ölümlü kaza, ABD’de Mart ayında bir Uber aracı ile yaşandı. Michigan Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, otonom bir aracın otonom olmayan diğer araçlardan %90 daha güvenli olduğundan %80 oranında emin olabilmek için 17,8 milyar kilometre deneme sürüşü yapmak gerekiyor. Henüz hiçbir otonom otomobil geliştiren firma bu limite ulaşamadı.

Kısaca Musk kesinlikle faydalı ve gerekli bir teknoloji geliştiriyor. Ancak bunu bir tek kendisi yapmıyor ve Demir Adam egosundan sıyrılarak eleştirilere daha iyi kulak verirse hem kendisi, hem Tesla hem de insanlığın geleceği için her şey çok daha iyi olabilir. Ancak şu noktada kendisi Tony Stark tarzı hayatına devam etmekle meşgul. Tesla mali raporunun açıklanmasının ardından geçen öfkeli birkaç günün ardından 8 Mayıs’ta uçağına atlayıp Kaliforniya’dan 4,000 kilometre ötedeki Met Gala’ya sanatçı ve müzisyen yeni sevgili Grimes ile katılmasını bildi. İki gün öncesinde ise Twitter’da “bir şekerfirması açacağını” duyurmuştu. Tesla’nın hisse değeri de 284 dolara yükseldi.

Mufit Yılmaz Gökmen

Mufit Yılmaz Gökmen

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...