Önemli bir iş buluşmasına gitmeden önce: ”Ne Giysem?”

Aslı Özbek yazdı: “Her şeyden önce kendini tanı” sözü stil yaratırken de geçerli. Kendimizi tanırsak stilimizle kendimizi daha doğru yansıtabiliriz.

Dış görünümünüz, ilk 7 saniyede kendinizle ilgili ipuçları verir. O ilk izlenimin ilk saniyelerinde karşımızdaki kişiden gelen tüm sessiz veriyi değerlendirmeye alırız. Bu sessiz verinin içinde fiziksel yapımız, mimiklerimiz, tavrımız vardır. İşte üzerinizde taşımayı seçtiğiniz giysiler de bu sessiz verinin bir parçasıdır. 

İletişim içine geçtiğiniz kişi potansiyel bir müşteri, bir işveren, iş arkadaşı, ya da iş çevrenizden biri olabilir. Önemli olan buluşmanın ve iletişimin ruhuna uygun bir şekilde giysilerin gücünden de faydalanmaktır. Bunun için ne yapmalı?

Kural bir: Başkası olma, kendin ol

“Her şeyden önce kendini tanı” sözü stil yaratırken de geçerli. Kendimizi tanırsak stilimizle kendimizi daha doğru yansıtabiliriz. Fiziksel özelliklerimizi tanımak ve karakteristik yanlarımızı öne çıkarmak, bazen de görsel oyunlarla denge yaratarak kendimizi daha iyi ve rahat hissedeceğimiz bir stil yaratmak mümkündür. Aynı zamanda fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarımızın bir arada düşünülmesi gerekir. Mesela birçok kadın gün içinde topuklu ayakkabıdan düz ayakkabıya geçiş yapar. Tüm gün topuklu ayakkabıyla gezmek fiziksel olarak yorucu gelebilir, fakat bazı durumlarda topuklu ayakkabının verdiği formal ve otoriter havaya ihtiyaç duyar çantamızdan çıkarıp giyiveririz. Aynı durum erkekler için de geçerli. Kravatlar bir bağlanır bir çözülür. Stil dediğin zaten  aklın ve vücudun isteklerine aynı anda cevap verecek esnekliğe sahip olmalı.

Kural iki: Sizin için önemli olan…

Zamanınız sizin için önemli mi?  O zaman Mark Zuckerberg gibi hep aynı gri tişörtü giyip bununla mutlu olabilirsiniz. Bir röportajda neden hep aynı tişörtü giydiğini sorusuna Zuckerberg “Hayatımda vermem gereken kararları en aza indirmek istiyorum” diye cevabını verir. Tek bir parçayla hayatını geçirenler sadece teknoloji dünyasıyla sınırlı değil. Moda dünyasının en güçlü kadınlarından Anna Wintour, 1994’ten beri Manolo Blahnik’in kendisi için özel ürettiği ayakkabı modelini giyiyor. Her sene aynı modelden iki renkte yeniden ısmarlıyor.

Diyelim ki bir sürdürülebilirlik savunucususunuz, o zaman giysilerinizi sürdürülebilirliğe önem veren markalardan, organik kumaşlarla çalışan tasarımcılardan alabilirsiniz. Buna en uygun örneklerden biri de hayvan hakları savunucularının gerçek deri ve kürk ürünleri kesinlikle reddetmeleri olabilir. Çünkü kürk giyen bir hayvan hakları savunucusuna kimse inanmaz. Sizin önem verdiğiniz ilkeler neler? 

Kural üç: Karşındaki kişi veya kurumu tanı 

Bir iş toplantısına giderken kendinizi tanımanız kadar karşınızdaki kurum veya kişiyi tanımanız da önemli. Bu şirkette rahat bir giyim politikası mı var? Çalışanlar spor ayakkabı veya denim giyebiliyorlar mı? Yoksa herkes formal giyinmek zorunda mı? Buluşacağınız kişiler hangi departmanda çalışıyorlar? Eğer çok rahat bir giyim kültürü olan bir şirkete çok formal ve şık giderseniz aranızdaki tarz farkı bir kimlik çatışmasını düşündürebilir. 

Kural dört: Mesleğinin öne çıkan özelliklerini belirle 

Hepimiz elimizde olmadan meslekleri belli kalıplara sokarız. Mesela bir avukat ile tanıştığımızda güven hissi ararız. Bir tasarımcı ile tanıştığımızda özgün ve yaratıcı bir tavır ararız.  Bir eğitimci karşımıza çıktığında samimiyet hissi hoşumuza gider. Mesleğiniz karşılaştığınız kişilerde hangi etkiyi yaratmalı, hiç düşündünüz mü? Bu etkiyi yaratmak hem kendinizi hem de işinizi tanıtmanıza yardımcı olabilir.

Kural beş: Pratik çözümler geliştir

Kendinize uygun bir stil yaratmak zor veya pahalı olmak zorunda değil. Ayrıca giysiler evinizde çok yer kaplamasa da olur. Gardırobunuzu hayatınızla ve ihtiyaçlarınızla uyumlu hale getirmek için öncelikle kendinize şu soruyu sorabilirsiniz “En sık giydiğim giysilerim hangileri? Bu giysiler gardırobumun yüzde kaçını oluşturuyor? Giymediklerimi neden giymiyorum? Eğer en sık kullandığınız giysilerden yeterli seçeneğiniz yoksa ve dolabınız giyilmeyenlerle doluysa burada bir problem olduğu kesin.

Kolay görünse de elbette kişisel bir stil yaratmak çok basit bir mesele değil. Öncelikle şu anki tarzınızı ve gardırobunuzu değerlendirmeye başlayın. Tarzını beğendiğiniz kişileri takip edip, ilham alın. Ardından kapsül bir gardırop hazırlamanıza yardım edecek bir stil danışmanıyla çalışarak hayatınızı daha da kolaylaştırabilirsiniz.

Aslı Özbek | Founder & Trainer, Modakariyeri.com

Kolektif House Ekibi

Kolektif House

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...