Neuralink sayesinde beynimize bilgisayarlardan veri indirilebilecek miyiz?

Elon Musk’ın en yeni ve merak uyandıran girişimini temsil eden Neuralink, yakın zamanda duyurulacağı belirtilen teknolojisi ile insanın sayborga geçişini temsil eden ilk somut adım olabilir.

Elon Musk, insanlığın teknoloji karşısında tehdit altında olduğunu ve bu tehdidi savuşturmak için yeterli kabiliyete sahip olmadığını düşünen bir isim. Yapay zekanın doğurabileceği riskler hakkındaki görüşlerini sıkça dışa vuran Musk, Kasım 2018’de HBO kanalına yaptığı açıklamada, “Dış tehditlerle başa çıkabilecek bir tür olarak evrilmediğimizi” söylemişti. Musk’ın bir diğer sözü de oldukça dikkat çekiciydi:

“Eğer yapay zeka ile entegre olmazsak bu teknoloji karşısında bir gün maymun seviyesine indirgenebiliriz.”

Peki Musk’ın çözümü ne? Basit: Hiper-akıllı olmak. Böylece yapay zekanın altına düşmemek ve onunla mücadele edebilmek. Musk’ın hiper-akıllı olmamızı sağlayacak teknolojisi ise Neuralink.

Nedir bu Neuralink?

Elon Musk tarafından 2016 yılında diğer kurucu ortaklar ile hayata geçirilen nöro-teknoloji firması Neuralink, fiziksel bir bağlantı olmadan insan beyni ile bilgisayarları birbirine bağlamayı hedefliyor.

Aynı zamanda beyin-bilgisayar arayüzü ve nöro-protez firması olarak da tanımlanabilecek Neuralink, geliştirmeye çalıştığı ultra yüksek genişbant arayüz ile beyin-bilgisayar bağlantısını kuracak. San Francisco merkezli firmanın nihai hedefi, beyne nakledilebilen beyin-bilgisayar arayüzleri (BCI) geliştirmek.

Neuralink arayüzlerinin insanları bir anda hiper-akıllı sayborglara dönüştüreceğini düşünmek fazla hayal kurmak olur. Kısa dönemde firmanın amacı ciddi beyin hastalıklarını BCI ile tedavi edebilmek veya kısmen ortadan kaldırabilmek. Böylece geliştirilen teknolojinin gerçekten başarılı olduğu ve buluta bağlanarak veri indirme yöntemi ile hasarlı bölgeleri bypass edebildiği anlaşılacak. Bu ilk ve sınav niteliğindeki aşamanın ardından uzun dönemli hedef, insanın kapasitesini artırmak. Yani Elon Musk’ın hayali olan yarı sayborg insanları yaratmak.

Saniyede milyarlarca hesap yapabilen bir beynimiz olacak mı? [Pixabay]

Ütopik bir dünyadan gerçekliğe

Elon Musk’ın Neuralink yolculuğuna çıkarken İskoç yazar Iain M. Banks imzalı The Novels serisinden ilham aldığımızı not düşmek gerek. Seride yer alan “Neural Lace” adlı konseptten etkilenen Musk, aslında korkutucu bir dünyanın inşasına kapı aralayabilir.

Zihnin tamamen serbest kalmasını anlamak kolay değil. Yapay zeka söz konusu olursa, bu belki hiç mümkün olmayacak. Tersine, yapay zeka zihni en iyi şekilde kontrol edecek, hatta seks hayatınızı bile. The Culture serisinde olup bitene çok kısa böyle değinebiliriz. Seride yer alan “Minds” (Zihinler), “Kültürü” kontrol eden yapay zekaları temsil ediyor. Ekonomiyi kontrol ediyor, akla gelen her şeyi üretiyorlar. The Culture dünyasında ne girişimcilere ne de finansa ihtiyaç duyuyorsunuz.

Neuralink sayesinde Johhny Mnemonic gibi belli bir kapasite ile sınırlı kalmayacaksınız. 

Dahası, The Culture dünyasında kanun da yok. Çünkü her şeyi temsil eden, her şey mertebesine yükselen Minds’lar, herkes için yargı sağlıyor. Ciddi suçlarda sizi drone’lar ile takibe alıyor ve aynı suçu ikinci kez işlememenizi sağlıyorlar. Nihayetinde, insanlar evren büyüklüğünde bir parkta tasmasız dolaşan kedi ve köpekler gibi dolaşan canlılara dönüşüyor.

Musk’ın Neural Lace konsepti ilk olarak insanların hafızanın ve algı kuvvetlerinin artırılmasını öngörüyor. Bunu başarmak için beyne çok küçük elektrotlar yerleştirilmesi düşünülüyor. Zamanla Brain to Machine (M2M), yani beyin-makine iletişimini harika bir şekilde yerine getirmeye başlayan insan beyni, kendi gerçekliğinde normal insanların, yapay zekanın ve sayborgların yer aldığı bir gelecek yaratabilir.

Hastalık ve fiziksel engellerin ortadan kalkması çok güzel bir gelişme olacak. Ancak sonrasında “Syndicate Wars” temalı bir dünya ile karşılaşırsak, durum çok iç açıcı olmayabilir.

Mufit Yılmaz Gökmen

Mufit Yılmaz Gökmen