Markanızı Nasıl Koruyabilirsiniz?

Marka Patent Vekili Aslı Akdağ Yazdı: Markanızı Tescil Ettirmenin Önemi ve Yolları

“Neden markanın tescili önemlidir?”, “Markamızı almazsak ne olur?”, “Markamızı korumanın tek yolu tescilden mi geçer?” gibi sorulara yanıt aramak için sizi hukuk dünyasının ‘renkli’ sayfalarına davet ediyoruz…

Markalar, güven yaratan bir algı oluşturmak adına iyi bir strateji ile oluşturulması ve hatta geliştirilmesi gereken, şirketin soyut ama oldukça değerli mal varlıklarındandır. Fikri mülkiyet hukuku şapkası altında yer alan 556 sayılı ‘Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ ile marka sahibine münhasır hak ve yetkiler sağlarlar.

Marka koruması yereldir. Türkiye’de markalar, Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil edilir, tescilin kabulüyle birlikte başvuru tarihinden itibaren 10 yıl süreyle geçerli olacak şekilde korunur.  Bu süre sonu itibariyle de tekrar başvurunuz ile beraber tesciliniz ve de dolayısıyla korumanız, 10’ar yıl sürelerle uzatılabilmektedir.

Uluslararası alanda tescil düşünürseniz bunu Madrid Protokolü kapsamında sağlamalısınız ki bunun da yolu yine öncelikli olarak yerel tescil makamı olan TPE’den geçer. Başvurular yine TPE’ye yapılır. Yerel alandaki tescil, size diğer ülkelerde de süreli olarak öncelik hakkı tanır ama buralar o kadar renkli değil; şimdilik girmiyoruz. Özetle: Bir markanın gerek ulusal, gerekse uluslararası mecrada korunması, sadece yetkili makamlara başvuruyla mümkündür. Aksi halde elimizdeki bir ‘işaret’ olarak addedilen ve korunamayan bir değer olarak kalmaya mahkumdur. 

“Şirketimizi bir kuralım da; markayı daha sonra alırız.. masraf yapmayalım” düşüncesini mümkünse rafa kaldırmalı, hatta yok etmeli. Aksi takdirde ileride güzelim şirketinizin unvanın aslında bir başkası tarafından marka tescili yapılmış olan bir ismi taşıdığını öğrenebilir; bu gerçek nedeniyle isminizin ticaret sicilden terkinine neden olacak davalarla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Şirket adı tamam olduğu an, kurmayı ve evrak işlerini dahi beklemeden ticaret unvanınıza konu ismin TPE veri tabanında benzerlik araştırmasını yaptırın.

‘Marka Patent Vekili’, TPE’ye kayıtlı marka vekilleri olarak başvurusunu yapmayı düşündüğünüz markanın TPE kayıtlarından ön incelemesini yapabilir ve TPE tarafından Markalar Hakkında KHK madde 7 gereğince redde veya madde 8 gereğince 3. Kişiler tarafından itiraza konu  bir talep olup olmayacağı yönünde sizi  önceden bilgilendirebilir.

TPE marka sınıflandırması, Nice sözleşmesine ve uluslararası sınıflandırma kriterlerine uygun şekilde düzenli. Yeri gelmişken tekrar hatırlatmalı: Markanızın sadece başvurusunu yapmak değil; sizin için en gerekli olan ve iştigal alanınızda olan sınıflarda tescil ettirmek esas.

Toplam 45 adet olan marka sınıflandırılmasının ilk 35’i mal sınıflarına ilişkin iken diğer 9 sınıfı hizmet sınıflarına ilişkindir. Ayrıca bu 45 sınıfın da alt sınıfları olduğundan iştigal alanlarınızı karşılayan sınıflar için genelde bir değil birden çok sınıfta başvurmanız gerekecek. “Tüm sınıflar için yapalım, ne olur ne olmaz” gibi bir garanticilik bu noktada işlemiyor. Her sınıfta başvurmanın ayrı bir maliyeti var. 

Marka korumasını sadece şirket adıyla sınırlı düşünmeyin. Bugün şirket adı, yarın şirketin ürettiği yazılımlar, ürünler, internet sitenizde yer alan özel kategorilerin isimleri, aklınıza gelen ve korunmaya değer olduğuna inandığınız her türlü slogan, amblem, renk veya görsel marka olarak da korunabilir, tescillenebilir.

HANGİ SINIFLARI SEÇECEĞİNİZİ İYİ BELİRLEYİN

Mutlaka başvurunuza konu olması gereken sınıfları ve alt sınıfları öğrenin. Güncel alanla sınırlı tutmayın, 5 yıllık hedefinizi de göz önünde bulundurun.

LOGO ŞART

Markanıza mümkünse bir logo yaptırın, öyle başvurun.

Türkiye’de tescil makamı olan Türk Patent Enstitüsü bir başvuruyu yaptıktan sonra onu revize etmenize imkan tanımıyor. Dolayısıyla logonuzu sonradan dahil etme veya sınıf ekletmeniz gibi bir olasılık pratikte yok. Bunları ancak yeni başvurularla gerçekleştirebilirsiniz. 

Bir markanın gerek rengi, gerek içeriğindeki yazı fontu, stili bakımından ne kadar ayırt edici olabildiğini düşünürseniz markanızı logoyla korumanın ne kadar önemli olduğunu da kolayca fark edeceksiniz.

Günümüzde timsah logosunun yer aldığı, tekstil alanında bir marka tescil ettirmek isteseniz ya da elma şekilli bir bilişim şirketi kuruyorsanız bu işaretlerle başvuru yapmanız halinde malumunuz marka üreticileri karşı karşıya kalma olasılığınız yüksek. Sarı ve yeşilden oluşan bir yemek salonu size neyi hatırlatıyor? Ya da yeşil renkli banka tabelaları? 

Her başvurunun, benzerlik ve karıştırılma testinden geçtiğini hatırlatalım. Marka başvurunuz reddedilebildiği bir sistemin varlığında önerimiz, markalarınızı derhal gerekli sınıflarda tescil ettirirken mümkünse koruma alanınızı daha geniş tutabilmeniz adına bir logo ile başvurunuzu yapmanız olur.

 Markanız parlasın!

Marka Patent Vekili, Aslı Akdağ

Kolektif House Ekibi

Kolektif House

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Kolektif House Ekibi

Aralık 27, 2017

Kolektif House Ekibi

Aralık 8, 2017