Kesinlikle denenmemesi gereken alternatif tıp yöntemleri

Küresel alanda salgına dönüşen depresyonla başa çıkmak için veya ölümsüzlüğü aramak için olsun, insanların hiç düşünmeden denedikleri veya kendi icat ettikleri alternatif tıp yöntemleri çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. En çok rastlanan ve aklınızdan geçirmemeniz gereken hatalı altermatif tıp yöntemlerine neler hızlıca bakalım:

Güneşe Bakmayın!

Avustralyalı şef ve “sağlık gurusu” Pete Evans’ın sosyal medyadan duyurduğu trend, gündoğumu veya günbatımı esnasında gözlerinizi Güneş’e dikmekten geçiyor. Bizzat bu eylemde bulunurken çektiği fotoğrafı Instagram’da paylaşan Evans, “bu son derece basit egzersizin vücut, zihin ve ruh için bedava ilaçlar sunduğunu” belirtti. Öyle mi?

Ünlü Yunan filozof Sokrates binlerce yıl önce “Güneş ve Ay tutulmasının kesinlikle çıplak gözle izlenmemesi gerektiğini” yazmıştı. Aradan binlerce yıl geçtikten sonra şeflikten sağlık guruluğuna terfi eden bir isim olan Evans, korneanızı yakmak için size bedava ilaç önerisinde bulunuyor.

Evans, Facebook’ta 1.5 milyon, Instagram’daki 200,000 takipçisine bilimsellikle bağlantısı olmayan öğütlerde de bulunuyor: Ketojenik diyetlerin otizm sepmtomlarını ve kadınlarda meme kanseri riskini azalttığı, florürün bir nörotoksin olduğunu ve güneş koruyucuların “zehirli kimyasalları” temsil ettiğini söylüyor.

Yukarıdaki tamamen yanlış bilgiler üzerine Avustralya Medikal Birliği (AMA) bir açıklamada bulunarak “Evans’ın sağlık konularına asla girmemesi gerektiğini” ifade etti. Dikkatinize.

View this post on Instagram

Everyday I love to immerse myself in an experience within the cleansing ocean water as well as a brief gaze into the radiant light of the early rising or late setting Sun. These simple, yet powerful practices have got to be two of the best forms of free medicine on the planet for body, mind and spirit. #sungazing 🌞👁💦❤️

A post shared by Pete Evans (@chefpeteevans) on


Kanınıza Meyve Suyu Enjekte Etmeyin!

Çin, ölümsüzlüğe erişmek veya hastalıklara çözüm bulmak için cadı ilaçlarının sıkça denendiği bir yer. Fildişi veya boynuz tozlarından yapılan ilaçlar ile iyileşeceğini, nesli tükenmekte olan hayvanları yiyerek ömrünü uzatacağını düşünen batıl inançlı insanların bol olduğu bir yer. Görünüşe bakılırsa, kendi icatlarını deneyenler de var. Ancak ölümsüzlük için değil, anlaşıldığı kadarıyla daha erken ölmek için.

Hunan eyaletinde yaşayan 51 yaşındaki bir kadın, 20 çeşit meyve suyunu karıştırdıktan sonra kanına enjekte ediyor. Yoğun bakımda gözlerini açtığında, karaciğer, kalp ve akciğerlerinde oluşan hasar nedeniyle az daha öldüğünü öğreniyor. Beş gün süren tedavi sonrasında sağlığına kavuşan kadın Çin’de günün konusu olurken, bilime de biraz katkıda bulundu. Vaka incelendiğinde, şeker krizine girdiğini anlamak zor değil. Haliyle bir bardak taze portakal suyu altı çay kaşığı şeker içeriyor. Bu miktar, bir Coca-Cola ile eşdeğer. Lif içeren meyve sularının içilmesi ise şekerin doğrudan kana karışması demek.

Yukarıdaki örneğin daha beteri de mevcut. İrlanda’da 33 yaşındaki bir adam sırt ağrısını tedavi etmek için kanına 18 doz kendi spermini enjekte etti. Konunun alerji olarak kabarması üzerine hastanelik oldu. Doktorlar, “kana asla karıştırılmaması gereken maddelerin hiçbir tedavi ile bağlantısı olmadığını” açıkladı.

Portakal suyunu kana enjekte etmeyin. [Pixabay]

İlaç Alıp Alternatif Meditasyon Yöntemleri Denemeyin!

28 yaşındaki biyo-hacker Aaron Traywick, geçtiğimiz yıl ABD’de fazlasıyla gündem olmuştu. 28 yaşındaki genç girişimci, CEO koltuğunda oturduğu Ascendance Biomedical firması ile kanseri, zonayı, AIDS’i, yaşlanmayı ve daha birçok hsatalığı tedavi edecek biyo-teknojiler geliştirmeye çalışıyordu. Traywick, Şubat 2018’de gerçekleştirilen bir sunumda insanların gözü önünde kendisine zonayı tedavi edeceğini öne sürdüğü bir ilacı enjekte etmişti (hiçbir tıbbi kurumun testlerinden geçirilmeyen bir ‘kendin yap’ ilacı).

Traywick, Ağustos 2018’de bir izolasyon tankı (veya duyusal yoksunlaştırma tankı) içinde ölü bulundu. Sebebi kendisine enjekte ettiği ilaç değildi. Taywick, ketamin aldıktan sonra girdiği tankın içinde boğuldu. Vücut ısısında tuzlu su içeren, ışık içermeyen ve ses geçirmeyen tankın içinde muhtemelen aldığı ilacın etkisiyle bayıldı. Kendinizi iyi hissettirecek maddeler alarak meditasyona kalkışmanın ne kadar riskli olduğunu unutmayın.

Tereyağ Cildi İyileştirmez!

Yanlışlıkla elinize ütü bastınız veya kolunuzu yaktınız diyelim. İlk işiniz musluk altında dakikalarca soğuk su uygulamak olmalı. Tereyağı sürmek değil. Tersine bu yöntemi denerseniz tereyağında büyüyen bakteri derinizde yer edinerek sonrasında enfeksiyona neden olabilir. Yapmanız gereken soğuk suyun ardından cilt kremi sürerek yarayı sarmak ve antibiyotik uygulamak.

Sivilcenizi Sıkmayın!

Antik çağlardan kalan bu tavsiyenin devamı da var: Sivilcenize diş macunu uygulamayın. Eğer diş macunu uygularsanız sivilce kuruyarak iz bırakacak şekilde kalır. Sebebi diş macununda yer alan kimyasalların cilde zarar vermesi. Bu kimyasallar arasında önde gelenleri alkol, hidrojen, peroksit ve mentol.

Yumurtadan Maske Yapmayın!

Yani yumurta beyazından. Yumurta beyazının cildinizi sıkılaştırdığına dair en ufak bir bilimsel kanıt bulunmuyor. Eğer bu yöntemi denerseniz gıda zehirlenmesine neden olan bakterileri yutma riskiniz de bulunuyor.

Suratınıza Kabuk ile Masaj Yapmayın!

Durduk yere dermatoloğa görünmek istemiyorsanız cildinizi gençleştirmek için sert kabuklu yemişlerden yararlanmayın. Bu kategoride fındık, ceviz, badem ve şamfıstğı gibi akla gelecek çeşitli yemişlerin kabukları yağ ilave edilerek surata sürülüyor. Sonuçta, yüzünüzde açacağınız sayısız küçük yara ile alerji ve cilt hasarına yol açacaksınız.

Ceviz kabuğu iyi bir masaj malzemesi değil. [Pixabay]

Birçok Şifalı Otu Karıştırmayın!

Eğer bunu yaparsanız yaşanacak durum büyük olasılıkla vitamin zehirlenmesi olacak. Diyelim ki beş şifalı bitkiyi karıştırarak bir ilaç veya içecek hazırladınız. Bu bitkilerin hepsinin içerdiği vitamin aşırı doza çıkacağı için sizi hastanelik edebilir. Yine de şifalı otlar üzerinden karışımlar deneyecekseniz titiz bir araştırma yapmaktan çekinmeyin.

Ciddiden az ciddiye doğru indiğimiz bu listenin yanı sıra karşınıza birçok farklı seçenek çıkabilir: Armadillo veya Titicana kurbağası gibi yok olmak üzere olan canlıları yemek, yılan cinsel organından yapılan çorba içmek veya köpekbalığı yüzgeci çorbası ile tatlı niyetine farklı böceklerin yer aldığı tatlılar seçebilirsiniz. Tüm bu inançlar, sayısız köpekbalıkları dahil sayısız hayvanı tükenme sınırına iterken insanlara bilimsel açıdan hiçbir fayda sunmuyor. Afrika’da albino gençlerin kemiklerinden ilaç yapan cadılar olduğunu düşündüğümüzde, alternatif tıp sanayisinin neden olduğu kaçakçılık ve tüketim kolay sona ermeyecek.

Mufit Yılmaz Gökmen

Mufit Yılmaz Gökmen

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Duygu Merzifonluoglu

Mayıs 24, 2019

Cansın Ersöz

Mayıs 2, 2019

Cansın Ersöz

Mayıs 2, 2019