Kelimelerin Gücü Adına!

Bizi diğer canlılardan ayıran en kıymetli özelliklerimizden biri sözcüklerimiz olduğu halde, kendimizi rahatça ifade edemiyor, tam da istediğimiz gibi güçlü ve şeffaf ilişkiler kuramıyoruz. Reddedilmek, yanlış anlaşılmak, yargılanmak ya da kabul görmemekten aklımız çıktığından, kendimizi bir türlü açıkça ifade edemez olduk. Dostluk, aşk ve iş ilişkilerimizden öte, en büyük yazığı kendimize ediyoruz da ağlayanımız yok.

Zam isterken, aşk dilenirken, yardım beklerken, biraz yalnız kalmak isterken, bi tık anlayış beklerken sıkışıyoruz… İhtiyaçlarımızı dillendirmek yerine, karşımızdaki adına varsayım yaparak susmayı, uğraşmamayı, kaçmayı tercih ediyoruz. Ya tamamen içimize atıyoruz ya da derdimizi hareketlerimizle anlatmaya çalışıyor, sözcüklerimizle ima ettiğimizi zannediyoruz. Ne çılgındır ki, karşımızdakinin anlamasını bekliyoruz.

Dile getirmediğimiz her duygu ve düşünce fark etmeden içimizde bir çığ gibi büyüyor. Bu da zamanla karşımızdakine karşı çaktırmadan öfkeye dönüşüyor. Zararın hangi virajından dönsek karsa, bir de aşağıdaki iletişim metodunu denemeni öneririm. Dürüstçe paylaştığın duygu ve düşüncelerinden sonra alabileceğin tepkiyle şimdiden barış, seni korktuğun kadar sarsmadığını gör ve sonra bunu, beklettiğin tüm konuşmalarda uygula.

Dilin damağın kuruyuncaya, geceyi sabaha bağlayıncaya dek uzun uzadıya sohbetler dilerim!

Tarafsız ol, gözlem yap

En mühimi konuşmaya başlama kısmı. Haklı haksız savaşına girerek karşımızdakini yargılayacağımıza, bizi rahatsız eden somut davranışları, kısaca gözlemlerimizi aktarmamız en mühimi. Herkesin doğrusu kendineyse, ‘sen onu bunu yaptın’lara girerek suçlamaya başlarsak, karşımızdakine savunma hakkı doğururuz. Kabul et, seni de biri suçlasa sen de savunmaya geçer, karşı savaş açarsın.

Cesur ol, hislerini paylaş

Gözlemini anlattıktan sonra, bu olaya karşı olan hislerini paylaşmalısın. Ortada bir olay var ve sev ya da sevme, bu olaya karşı sahiplenmen gereken bir hissin var. Yaşanan durumun sana ne hissettirdiğini açıkça paylaşmalısın ki karşındaki bilsin ve empati yapabilsin.

Açık ol, ihtiyacını belirt

Senin ihtiyacını senden başkası bilemez. Sen ona gerçek sen’i göstermiyorken, bir başkasının seni avucunun içi gibi bilmesi mümkün dahi değil. Daha biz kendimizi tanımazken, ihtiyaçlarımız gün aşırı değişirken, karşımızdaki bunu nasıl öngörebilir alahasen? 

Destek ol, öneride bulun

Karşındaki kişi, senin hayatını kolaylaştırabilmek için ne yapabilirse açıkça paylaş. Sen söylemiş ol, olay senden çıksın. Unutma, karşındaki elinden gelenin en iyisini zaten yapıyor. Daha iyisi için desteğine ihtiyacı var.

Yasemin Yapanar

Yasemin Yapanar