‘İş’te gerçekten mutlu olmanın yolları…

Tijen Mergen yazdı: ”Mutluluk başarının bir sonucu değil, ön koşulu. Peki, neden bu kadar önemli?”

Bir Pazartesi sabahı erkenden uyandığınızı düşünün.

Başucunuzda çalan alarmı kapattınız, kalkmadan önce sıcacık yatağınızda bir iki dakika daha geçirebilirdiniz.  Ama sizi bekleyen haftayı düşünmek bile gülümsetmeye yetiyor, enerjik bir şekilde yatağınızdan fırlıyorsunuz!

Konuşmaktan, birlikte çalışmaktan hoşlandığınız kişilerle geçireceksiniz gününüzü. Daha da önemlisi: Özgün halinizle, var olan becerilerinizle olumlu değişime katkıda bulunabileceğinizi, fark yaratabileceğinizi ve bilinçli olarak seçtiğiniz alanlarda kendinizi geliştirebileceğinizi biliyorsunuz. Bu pozitif ortamın size verdiği enerjiyle işten sonra seçtiğiniz spor veya hobilere yönelebilecek bir ortamda olduğunuzu ve enerjinizi ikiye katlayarak evinize, sevdiklerinize güler yüzle dönebileceğinizi düşünün.

Böyle çalışma ortamları yaratabilir miyiz?

Evet, yaratabiliriz!

Karşılıklı güvenin, açıklığın önemi

Üç sene öncesine kadar, hep kalabalık kurumlarda, genel müdürlük dahil üst düzey yöneticilik yaptım. Bugün geriye baktığımda, ekip arkadaşlarımla konuştuğumda birlikte çalıştığımız dönemlerin hep en mutlu dönemler olduğunu duyuyorum. Bu, benim için çalışma hayatımda en gurur duyduğum konulardan biri oldu. Ekip olarak Pazartesileri işe koşarak, hevesle gider; akşamları gitmek istemezdik. Çok çalışırdık, çok da keyif alırdık. İşteki bu mutluluğun arkasında yatan sır neydi diye düşündüğümde, önüme iki kavram çıktı: Karşılıklı güven ve açıklık.

Yıllar önce bir Amerikan şirketinde çalışmaya başladığımda, bize o güne kadarki öğretilenin tam tersine, bir yönetici olarak iş arkadaşlarımın özel problemlerine eğilmem, kendi özel hobileriyle ilgilenecekleri zamanı yaratmam, hatta teşvik etmem, çalışırken birlikte eğlenebileceğimiz ortamlar yaratmam konusunda tavsiyeler verilmişti. İşin püf noktası bunlar olmalıydı. 

Her şeyi karşı taraftan beklememeli; kişinin kendisi de bu konuda çaba harcamalı. Mutlaka hepimizin hobileri olmalı, yoğun ve sıkıntılı bir günde kendimizi rahatlatacak ve hani elektrik düğmesini çevirir gibi, ortamı anında değiştirecek aktivitelere sarılmalı. Misal: Ben iyi bir sporcuyum, bu işe çok emek veriyorum, dans etmeye bayılıyorum, arkadaşlarımla sohbet etmek, birlikte sinemaya da  konsere gitmek beni çok rahatlatıyor. Günüm ne kadar stresli ve yoğun olursa olsun, güne başlarken bir saat spor ve akşamları bir iki saat arkadaşlarımla geçireceğim zaman beni dinlendiriyor, mutlu ediyor. Enerjim, motivasyonum  artıyor. Ertesi gün iş arkadaşlarıma yine pozitif, mutlu ve enerjik bir  ruh haliyle liderlik yapabiliyorum. 

Başarının sırrı: Mutlu çalışanlar 

İşte ben böyle bir yöneticiyken, yolum “İşte Mutluluk “ konusunda yapılan çalışmalarla kesişti. Yeni işimi de bu konu üzerine kurdum. Bu bilinci tüm kurumlara, tüm çalışanlara yaymaya çalışıyorum. Görüyorum ki hâlâ  çoğumuz ancak başarılı olduğumuz taktirde mutlu olacağımızı düşünüyoruz. Oysa bilim dalları tarafından kanıtlanmış bir gerçek: Mutluluk başarının bir sonucu değil, ön koşulu. Mutluluk ve olumlu yaklaşım gerçekte performans ve başarıyı destekleyen unsurlar.

Mutlu çalışanlar daha başarılı oluyor…

Mutlu çalışanlar yaptıkları işin kalitesine  daha dikkat ediyor, özeniyor…

Mutlu çalışanlar strese karşı daha dayanıklılar…

Mutlu çalışanlar  daha yaratıcı oluyor ve daha iyi  satış yapıyor!

Mutlu çalışanlar müşterilere en iyi hizmeti sunuyor…

Mutlu çalışanlar çok daha kolay uyum sağlıyor, 

Mutlu çalışanlar değişikliklere daha açık oluyor…

En az satış hedef planları kadar önemli: Mutluluk stratejileri

Bu konuda 1.4 milyon çalışanla araştırmalar yapan Gallup’un bulgularına göre “İşe bağlılık önemlidir, yüksek düzeyde iş bağlılığı olan şirketler olmayanlara göre çok daha iyi performans sergiler.”

Yine aynı verilere göre: “Mutlu bir iş ortamında devamsızlık oranı %36, çalışan sirkülasyonuysa %24. Kalite problemi %41 azalıyor; müşteri memnuniyeti %10, verimlilik % 21, karlılıksa %22 artıyor.”

Bu bulgular kurumların “İş’te mutluluğu” hedef  alma için planlar yapmasını gerektirmez mi? Nasıl satacakları ürünler için yıllık planlar, stratejiler çalışılıyorsa, aynı şekilde ‘mutluluk’ için de kafa yormalı. Çalışanlar olarak da hepimize iş düşmüyor mu? İşte geçireceğimiz zaman dilimi hayatımızın önemli bir kesimini kapsıyor. O zamanı en iyi şekilde geçirmek için düşünmeye başlamanın ve aksiyona geçmenin tam zamanı!

Tijen Mergen | Power of Happiness‘ın Kurucusu

Kolektif House Ekibi

Kolektif House

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Kolektif House Ekibi

Aralık 27, 2017

Kolektif House Ekibi

Aralık 8, 2017