İçgüdülerinize güvenin yoksa sizi terk ederler

İçgüdünüze kulak vermek hayatınızda neleri değiştirir?

Herkesin kesinlik, referans gücü, ölçüm ve araştırma peşinde olduğu bir çağda içgüdü geçmişte kalmış dönemlere ait bir kavram gibi geliyor kulağa. 

Tanımlanması çok zor. Çok ilkel. Ayrıca üniversitelerde bu konu üzerine verilen ders yok. İş görüşmelerinde asla ilk soru, “İçgüdülerini iyi midir?” olmaz. Aksine, eğitiminiz sorulur. Elbette iyi eğitim kötü bir şey değildir. Ancak korkunç bir bedel ödemenizi gerektirmiş gibidir. Yüksek eğitim genellikle içgüdünün sert köşelerini düzlemek gibi bahtsız bir beceriye sahiptir. İç sesinizi dinlemek, şansınız denemek kesinlikle saçmadır.

Gittikçe daha az insan içgüdülerinin söylemeye çalıştığı şeyi dinliyor. Bu duygudan kaçıyorlar; çünkü bu tam olarak bir duygu ve duygular gerçeklerden daha karışık. Denkleme oturtulması, ölçülmeleri ve hesaplanmaları zordur. Bu yüzden tamamen göz ardı edilirler. 

Yine de çaresizce bir fikir arıyorsanız, yeryüzündeki en değerli varlıktır. Bir içgüdü, derinlerde bir iç karıncalanma size büyük bir şeye ilerlediğinizi söyler. Düşünce inandığımız bir şeye dönüşmeden çok önce içgüdünün ilkel çorbasında yüzer. En iyi fikirler bazen nedenini bilmeden sadece bildiğiniz gerçeğini rahatlıkla kabullenenlerden gelir. 

Ne yazık ki bizlere bunun tam tersinin doğru olduğu öğretildi. Niçin sorusuna cevabın yavaş yavaş ortaya çıkmasına izin verilmiyor. Şunu asla unutmayın:

İçgüdüleri bastırılmış insanlarla dolu bir odada olmaktan daha bunaltıcı bir şey yoktur. Size kısırlaştırılmış kedilerin hüzünlü gözleriyle bakarlar. İçgüdülerinize güvenin, yoksa sizi terk ederler.

Daha fazlası için: Fikrin Sanatı, John Hunt

Kolektif House Ekibi

Kolektif House

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Cansın Ersöz

Aralık 4, 2018