Fikirlerin de ruh halleri vardır

Yerinde durmazlar, birbirlerinin üzerine atlayıp dururlar. Püf noktası: Onlardan korkmamak.

Fikirler boşlukta oluşmaz. 

Ortama duyarlıdırlar ve genellikle hakim ruh halinden ipuçları alırlar. Elinizde korkmuş insanlarla dolu bir oda varsa, size kaskatı ve küçük fikirler verme eğilimi gösterirler. Korku, itaat sağlanmasında güçlü bir katalizör görevi görebilir; ancak yeni fikirler için berbat bir motivasyon aracıdır.

Genellikle bir fikrin ilk tohumları saçma gelir; ancak özgünlük de bu noktada yatar. 

Gelişmek için sadece zamana ve tartışmaya ihtiyacı vardır. Saçmalık olarak başlayan şey aslında o kadar aptalca olmayabilir. Özgün düşünce, erken ele alındığında, sonsuz şekilde biçimlendirilebilir. Kişiliksiz düşünceler sadece daha önce bulundukları yere gidebilirler.

Fikirlerin biraz filizlenmesine izin verirseniz, kendi kinetik enerjilerini yaratmalarına izin verme fırsatını yakalarsınız. 

Fikirler birbirlerinin üstüne atlamayı severler. 

Ruh hali olumlu olmaya devam ederse, bu atlayıp hoplama gittikçe daha da çılgınlaşır ve en sonunda başarınızın ve odanın etrafında zıplamaya başlar.

Bütün bu fikir adrenalininin ortasında olmak insanı sarhoş eder. 

İşin püf noktası, ondan korkmamaktır. Bir fikrin gerçek değeri, onu ne kadar ileri götürebileceğini görmektir. Bu meşru bir yüksekliktir; çünkü zihninin ve etrafındakilerin yeni sınırlar keşfetmesine olanak tanır. Biraz fazla uçarsa, daima daha sonra geri çekme olanağınız olacaktır. En azından, mevcut sınır çizgilerini sarsmış olursunuz. Bu da kendinizi gayet iyi hissetmenizi sağlar.  

John Hunt, TBWA’nın Global Yaratıcı Direktörü / “Fikrin Sanatı”  Kitabından

Kolektif House Ekibi

Kolektif House

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...