Fem Güçlütürk: Ancak severek yaptığın iş seni bir yere götürür

Yaptığın işi sevmeyi öğrenmenin yaşı yok, mucizevi tarafı çok.

Hayatta beni en çok heyecanlandıran, öğrendiklerimi hayata geçirme yani uygulama kısmı oldu. 

Üniversiteden sonra yaptığım her işte öncelikle zevk almayı seçtim. 10 yıllık dönemlerde evimi, işimi, eşimi değiştirdim. Çünkü değişiyordum. Benimle beraber yanımdaki insan da beklentilerim de hayata bakışım da kendime o an için tanımladığım durum da değişip duruyordu.

Bu değişimleri “karaktersizlik” ya da “maymun iştahlılık” olarak tanımlamak için 10 sene uzun bir süreç. Durumu maymun iştahlılık olarak değil, bilakis beni geliştirme, tanıma ve istemediğim şeyle uzlaşmama hali olarak gördüm. Bir duruma mecbur hissetmeyi, hep konforlu alanda kalmayı kabul etmedim ve hep daha fazlasını istedim kendim için.

TOPLAMADAN ÖNCE  İYİCE DAĞITMAYA BAK

Hayat bu. Bilinçsizce ordan oraya savruluyorsun; bir kapı diğerini açıyor ve sürekli farklı yollara sapıyorsun. Bir şekilde hepsinin ucu birbirine değiyorsa, sorun yok. Hep hizmet sektörünün bir köşesinde oldum ve yaptığım işler, girdiğim yollar hep bir şekilde birbirini tamamladı.

Bu ruh hali biraz da bir odayı toplamadan önce her şeyi dağıtmaya benziyor. Nasıl düzelecek, toparlanacak derken bir şekilde her şey sanki kendiliğinden yerini buluyor. Bugüne kadar yaptığım, tek başına beş para etmez şeyler diye düşündüğüm her şey, bir merkez etrafında, “labofem”  de toplanıverdi.

O merkezi, heyecan noktasını bulduğun zaman bütün attığın o tohumlar veya “ben bunu bir daha ne zaman, nerede kullanırım ki?” dediğin küçük heyecanlar bir araya gelip bir yerde toplanıp şahane bir paket oluşturabiliyor işte.

UYKUDAN KOŞARAK UYANMAK

Yaptığın işi sevmenin ne olduğunu bu yaşta öğrendim. Koşarak uyanıyorum uykumdan. Bunu deneyimlemek mucizevi bir şey. Böyle severek yapınca o iş seni bir yere götürür. Ben bir yere gidecek miyim? Hayır, çünkü azaltmayı seçtim. Sipariş üzerine aranjmana bile neredeyse karşıyım. Çünkü birinin kafasındaki bir şeyi ona beğendirmekle uğraşmak istemiyorum. 

Bu benim yaptığım, doğru olduğuna inandığım ve beğendiğim bir ürün. İstiyorsan, buyur al. İşini büyütmek istiyorsan tabii ki daha farklı şekilde ilerlemen gerekebilir. Bu bir seçim meselesi.

“Yaratıcılık var olan şeyleri keşfedip bir araya getirmektir.” – Steve Jobs

Yaratıcılık hakikaten böyle bir şey. Yeni bir şey yaratabilicek bir kudrete sahip biri değilim. Var olandan esinlenip, onları kendi filtremden geçirerek başka bir forma dönüştürüyorum. Bugüne kadar izlediğin her film, gezip gördüğüm yerler, okuyup öğrendiklerim vs o yaratma sürecini etkiliyor, yani kendi filtreni yaratmana katkıda bulunuyor.

Biriktirdiklerinse senin filtren oluyor.

Fem Güçlütürk | Labofem Kurucusu

Kolektif House Ekibi

Kolektif House

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Cansın Ersöz

Aralık 4, 2018