Eray Erdoğan, LALA

LYS ve YGS sınavlarına hazırlanan öğrenciler için hayat kurtarıcı bir sistem kuran ekipten inciler…

“Lala”, hangi sorunu çözmeye yönelik yola çıktı?

Henüz eğitim alanında, insan kaynağının optimizasyonu ve verimli kullanılması için bir çözüm geliştirilmiş değil. Yani bir öğrencinin hangi yetkinliklere sahip olduğunu, nelere ilgi duyduğunu, neleri merak ettiğini tespit edip kayıt altına almıyoruz, öğretmenler ve veliler de öğrencinin bu gelişim sürecinden haberdar olamıyor ve doğru yönlendirme yapılamıyor. Lala Eğitim Teknolojileri olarak tam da bu problemi çözmek için çalışıyoruz. İlk olarak her sene 2 milyon öğrencinin sınava hazırlandığı üniversiteye hazırlık pazarından başladık.

Lala YGS-LYS, Luna ve Lala Lideno uygulamalarımızla öğrenciler sınav hazırlığında hangi konudan kaç soru çözdüğünü ne kadar başarılı olduğunu görebiliyor, öğretmenleri öğrencilerin performans durumunu özel olarak inceleyebiliyor, ödevlendirme/ödev kontrolü yapabiliyor ve öğrenciler istedikleri herhangi bir konuyla ilgili ders notlarına ulaşabiliyor.

Amacımız daha kompakt platformlarla daha alt sınıflara inmek ve çocuğun gelişimini ilkokul seviyesinden itibaren kayıt altına almak.

“Eureka” anınız…

Öğrenci performansının takibine eğilmek istememizle başladı her şey. Benzer alanda başarılı/başarısız neredeyse tüm eğitim teknolojileri startup’larının kurucularıyla görüştük. Bunu, Beşiktaş, Ümraniye, Mecidiyeköy, Ordu, Samsun taraflarında 300’ün üzerinde farklı öğrenci/öğretmen profilleriyle yaptığımız birebir görüşmeler takip etti. Neticede öğrencilerin soruları kitaptan çözmek istediği fikrini edindik, sistemimizi yayınevleriyle yaptığımız partnerlikler üzerine kurguladık ve böylece çıkış cümlemiz şekillendi: “Öğrencinin soru çözme alışkanlığını değiştirmeden sınava hazırlık sürecinde dokunduğu bütün yayınlardaki konu performanslarını tek bir uygulamada toplayabiliriz”

Gerçekleştirme aşamasında karşılaştığınız en büyük güçlük…

Dünyada da çoğu eğitim teknolojilerinin bir numaralı sorunu: Öğretmenlerin teknoloji adaptasyonu.

Peki, bunun için yarattığınız çözüm?

Okul içerisinde teknolojiyle arası daha iyi olan, (nispeten daha genç) öğretmenlerle kullanımı arttırmaya çalışıyoruz ve kurumlarındaki diğer öğretmenlere Luna’nın kullanımında yardımcı olmalarını rica ediyoruz. Ek olarak öğretmenlerin destek hattımızdan her an bize ulaşabilmelerini sağladık. Kendimize durmadan “Öğretmenlerin işini nasıl daha fazla kolaylaştırabiliriz ve bu kolaylaştırmayı nasıl onlara gösterebiliriz?” diye soruyoruz.


Yolun başında olan girişimcilere vereceğiniz en büyük tavsiye:

İşbirliğine açık olsun. İlk amaç değer yaratmaksa ayni alanda çalışan herkesle (rakip olarak gördüğünüz kurum ve kişiler dahil) bir araya gelin ve iş birliği yapmanın yollarını arayın.

Girişimcilik dünyasıyla ilgili çok bilinmeyen, küçük bir sır…

Girişimcilik dünyasındaki sırlar, girişimcilik dünyasında kalır 🙂

Kolektif House’ta farklı mesleklerden insanlarla aynı ortamda çalışıyorsun. Kimden, ne öğrendin?

Burası benzer değerleri ve hayat görüşlerini paylaşan, farklı alanlarda tutkuyla çalışan insanların bir çatı altında toplandığı bir komünite. Yaratıcılığın tetiklendiği, birlik duygusunun beslendiği bu aileye ilk katılanlardan biriyiz. (Levent’e kelimenin tam anlamıyla topraktan girdik!) Farklı alanlardan gelen kendine özgü hikayeleri olan dostlar edindik, çok şey öğrendik.

Kolektif House’u ve paylaşımlı ofis mantığını anlamak için Steven Johnson “Where good ideas come from?” ve Matt Ridley’nin “When ideas have sex” başlıklı TED konuşmalarını izlemeli.

Kolektif House Ekibi

Kolektif House

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...