Elon Musk’ın uydu internet ağı Starlink hakkında bilmeniz gerekenler

Eğer yıllar yıllar önce bir karadeliğin içine düşmüş değilseniz, Elon Musk’ın kim olduğundan haberiniz vardır. SpaceX ve Tesla’nın patronu, geleceği yönlendiren teknolojilerinin yanı sıra kamuoyunun gözünde oluşturduğu karakter ile sürekli gündemde olan bir isim. Kasım 2017’de ülkemizi ziyaret eden Musk, Anıtkabir ziyaretiyle sosyal medyayı sallamıştı. Yeni nesil Türksat uydularının Falcon 9 roketleri ile ateşlenmesine dair anlaşma yapan Musk, Türkiye ziyaretini +1 milyon sosyal medya takipçisi ile sonlandırmıştı.

Özel uzay-havacılık firması SpaceX ve otonom-elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın elde ettiği başarılar, “Demir Adam”ın 2020’lerin ötesine uzanan yeni fütürist projelerini hayata geçirebilmesi için kritik önem taşıyor. Bu projelerden bir tanesi, Starlink.

Küresel uydu-internet projesi ağını temsil eden Starlink, başarılı olması halinde dünyanın dört bir yanına yüksek hızlı internet hizmeti sunacak. Ancak bunu hayal etmesi bile ne kadar zor ise tamamlanacağı güne kadar geçen süreç de hiç kolay olmayacak.

Demir Adam olmak kolay değil

Musk, birçoğu birbirinin kopyası girişimci hikayelerinin uzantısı görülebilecek bir isim değil. Defalarda iflaslardan kurtardığı SpaceX ve Tesla, bugün dünyanın en başarılı ileri teknoloji firmaları arasında. Tesla, dünyanın en başarılı elektrikli otomobil üreticilerinden biri iken, SpaceX özel uzay-havacılık firmaları arasında bir numaralı uydu taşımacılığı firması konumunda. Süper hızlı yeraltı taşımacılığı sistemi Hyperloop’u inşa eden The Boring Company, Musk’ın en yeni startup’ı. 

Gelinen nokta ne kadar takdire layık olsa da, her iki firmanın bugüne dek rafa kaldırılan birçok projesi var. Dahası, bugün bile takvimin çok gerisinde kalmış görevler mevcut. Tesla’nın eleştirilerin odağına düşmesinin sebebi, Tesla Model 3 otomobilinin ön siparişlerini yetiştirmekte zorlanmasıydı. Musk, Mayıs ayında Tesla’nın California’daki dev fabrikasında sabahlamaya başlamış ve haftalık üretimi 5,000’e çıkarmıştı. Haziran’ın son haftasında, bu sayı 7,000’e çıktı ve Tesla kendi rekorunu kırdı.

Yine de sorunlar bitmedi. Musk, bir çalışanın üretim hattında kullanılan yazılımı sabote etmesiyle sorunlar yaşadıklarını söylerken, Tesla’nın düşen hisselerini sadece “al-sat” mantığıyla değerlendiren basına ateş püskürmeye devam etti.

Aslına bakarsanız, Şubat ayında Falcon Heavy roketinin ateşlemesiyle tarihi bir başarıya imza atan SpaceX’in de sorunları var. En büyüğü, 2012’de NASA ile imzalanan ve bu sene hayata geçmesi planlanan Ticari Uzay Mürettebatı programının yine ertelenmiş olması. Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) astronot taşımak için geliştirilen program NASA için çok önemli. Zira, her bir ABD’li astronotun yörüngeye taşınması için Rusya’ya tam 80 milyon dolar ödeniyor. Musk’ın 2020’de Mars’a göndermeyi planladığı insansız uzay aracı Red Dragon ile bu yıl yapılması planlanan insansız Ay yörünge uçuşunu da iptal etmesi işin tuzu biberi.

Musk’ın öfkesi, hayranlarının çağrısı üzerine Demir Adam rolüne soyunmak istediği Tayland kurtarma operasyonunda iyice kendini göstermişti. Mağarada hapsolan gençleri kurtarmak için mikro-denizaltı icadını sunan Musk, kurtarma ekibi tarafından hiç kaale alınmamış ve ekipten bir dalgıçla kavgaya tutuşmuştu. Davalık olmaları beklenirken Musk tweet’lerini sildi, özür diledi ve her şey normale döndü.

Yoğun geçen yazın sonlarına doğru, Musk tekrar projelerine yoğunlaşmış durumda. Vücut bulmaya başlayan en önemli yatırım ise Starlink.

Paz ve Starlink uydularını taşıyan Falcon 9. [SpaceX]

Süper hızlı internet çağı ne zaman başlıyor?

Öncelikle bir not düşelim: Samsung, Google ve Facebook’un da aralarında olduğu birçok firma, atmosfer veya yörüngede kurulacak sistemlerle internet sunma projesine kafa yormuştu. Ancak gerçekçi olduğumuzda bunu hayata geçirebilecek tek bir firma var: Uydu taşımacılığında lider ve yeniden kullanılabilir roketlere sahip olan SpaceX.

SpaceX, Starlink projesini 2015’te hayata geçirdi ve 2017’de ABD hükümetinden gerekli izinler alındı. Amaç, yörüngeye toplamda 4,425 uydu ateşleyerek küresel internet ağı kurmak. Yörüngede şu an görev yapan 1,459 uydu bulunuyor. Uzay çöplüğü olarak boş boş gezinenlerin sayısı ise tam 2,600. Bu kadar büyük bir karmaşanın içinde dünyanın roket yakıtını harcayarak bir uydu ağı kurmak haliyle herkesin kalkışabileceği bir proje değil. Buna rağmen SpaceX ilk adımı başarıyla tamamlamış durumda.

22 Şubat 2018 tarihinde gerçekleştirilen ateşlemede, Tintin A ve Tintin B olarak adlandırılan ilk iki Starlink uydusu California, Vandenberg Hava Kuvvetleri Üssü’nden yörüngeye ateşlendi. Demo amaçlı kullanılan uydular, başarıyla Dünya’ya sinyal göndermeye başladı. İleride Starlink’in bir parçası olup olmayacakları ise belirsiz.


SpaceX’in ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC) tarafından kabul edilen raporuna göre, Falcon 9 ile yapılacak ateşlemeler 2024’e kadar devam edecek. 83 farklı yörünge düzleminde konumlanacak olan 4,425 uydunun yerden yüksekliği 1,110 ile 1,325 kilometre arasında değişecek. Yer istasyonları tarafından desteklenecek olan uyduların, şu an aktif olan HughnesNet internet uydularından daha etkin olacağı belirtildi. ABD merkezli uydu-internet sağlayıcısı Hughes, Kuzey Amerika ve Brezilya’da 1 milyondan fazla müşteriye sahip. Firmanın en yeni uydusu HughesNet Gen5, yerden 35,000 kilometre yükseklikten 25 Mbps indirme (download) ve 3 Mbps yükleme (upload) hızı sunuyor.

Optimum kullanım mantığına dayanacak

Starlink, dünyanın dört bir köşesine internet erişimi sağlamayı amaçlayan bir proje. Eğer belirlenen tarihte hayata geçerse, 2024 sonrasında Amazon ormanlarında veya Sahra Çölü’nde gönül rahatlığıyla kaybolabilirsiniz (bataryası dolu akıllı telefonunuz yanınızda ise tabii).

SpaceX’in yetkilerinden Patrcik Cooper, her ne kadar maliyetli görünse de Starlink’in “çukurlar açıp fiber kablo döşeme zahmetini ortadan kaldıracağını” belirtti. Müşteri terminallerinin dizüstü PC boyutunda olacağını ve gigabit hızındaki internet hizmetinin farklı paketler halinde sunulacağı da verilen diğer bilgiler arasında.

Starlink, ABD’deki internet hizmeti sağlayıcılarının 600 milisaniyeye ulaşan gecikme süresini 25 milisaniyeye indirmeyi amaçlıyor. Bu da en hızlı fiber ağ bağlantılarını yakalayacağı anlamına geliyor. Tasarruf modelini benimseyecek olan Starlink, genişbant kaynaklarını gerçek zamanlı dağıtacak. İnternet, belli coğrafyalarda kapasite gereksinimi en çok olan bölgeye yönlendirilebilecek.

Elon Musk’ın planı küresel bir fiber optik projesine kıyasla çok daha akla yatkın geliyor. Musk ve aynı kategorilerde yarıştığı teknoloji milyarderleri küresel refah sağlamak için kesinlikle uluslararası kamuyoyundan milyon kat daha etkili. Ancak Musk’ın Tayland’da çıkardığı bir dersi çok iyi hatırlaması gerekiyor: Dünyayı sadece birkaç günde kurtarmak mümkün değil.

Bu arada Musk uzay çöplüğünü temizlemek için de bir çözüm bulursa mükemmel olur, çünkü 2015 itibariyle yörünge şu halde: 


Mufit Yılmaz Gökmen

Mufit Yılmaz Gökmen

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Yiğit Tuna

Eylül 13, 2019

Mufit Yılmaz Gökmen

Eylül 11, 2019

Mufit Yılmaz Gökmen

Eylül 10, 2019