Çünkü artık bu dünyaya neden geldiğimizi hatırlama vakti geldi

Dünyaca ünlü, durugörür ve şifacı Eric Lopez ile spiritüel yolculuğu ve ‘Şamanik Aile Dizimi’ üzerine bir röportaj.

Merhaba Eric, bize spiritüel dünya ile olan bağlantın hakkında neler anlatabilirsin? Spiritüel kimliğin hakkında neler söyleyebilirsin? Bu hikaye senin için nasıl başladı?

Çok küçük bir çocukken de ruhsal yanım ile her zaman kuvvetli bir bağlantı içerisindeydim. Yalnızca bunun ne anlama geldiğini bilmiyordum. Küçükken bazı rüyalar görürdüm. Bu rüyalar bazen beni başka evrenlere ya da boyutlara seyahat ettiren rüyalar olurdu, bazense korkutucu kabuslar. O yaşlarda bu rüyaları neden gördüğümü anlayamazdım. Annem ve babama gider rüyalarımda gittiğim yerleri anlatırdım onlar da anlattığım bu olağanüstü rüyalara ilişkin, bunların gerçek olamayacağını, yalnızca rüya olduğunu, böyle kabul etmem gerektiğini ve korkmamam gerektiğini söylerdi. Kimse seni alıp bu dünyanın, bu evrenin dışına götüremez, bunlar gerçek değil der rahat olmamı söylerlerdi. Fakat ben her gece aynı rüyayı görmeye devam ederdim. Her gün uyuduğum odamın penceresinden birileri gelirdi ve beni alıp götürürdü. 4 – 5 yaşlarımdan 7 – 8 yaşlarıma kadar bu rüyalar devam etti. Sonra birden durdu. Çünkü büyüyordum. Aradan belli bir zaman geçtikten sonra çocukken sürekli bağlantı içerisinde olduğum bu boyutlar ve evrenler ile yeniden bağlantıya geçtim. Bu bağlantı ‘Plant Medicine’ (bitki tedavisi) olarak bilinen ‘Ayahuasca’ bitkisi sayesinde oldu. Ömrümün büyük bir kısmı Amerika’da geçmişti. Yeniden köklerimle bir bağlantıya geçmek istedim ve bundan yaklaşık 15 yıl kadar önce, Peru’da bu deneyimi yaşadım. Ve sonra anladım ki hepimiz gibi aslında ben de her an bağlantı içerisindeydim. Aslında hepimiz bağlıydık fakat unuttuk. Bağlantı bir yerlerde koptu. Kopmak durumundaydı da çünkü bu dünyaya geldik. Ancak hepimizin geldiği yer orası. Bu bağlantı bizler bu dünyaya doğmadan önce kurulmuş olan bir bağ. Yalnızca bu dünyaya bu insan bedenleri ile beraber geldiğimiz an bunu unuttuk. Bu gerçekliği idrak ettiğim andan itibaren diğer boyutlar ile bağlantıya geçmek konusunda bir takım çalışmalar yaptım. Başka gerçekliklere ve başka boyutlara bağlanabilmek için teknikler öğrendim. Böylece bu dünyadaki amacımın ne olduğunu anladım. Benim işim elimden geldiğince hızlı bir biçimde Dünya üzerinde uyanış için hazır olan insanlara yardımcı olmak. Dünyanın geri kalanını uyandırmak. En azından şu an dünya üzerinde yaşayan insanların %1’ini bile uyandırabilirsek diğer boyutlar ile bağlantıya geçebilme şansımız olacak. İşte benim bu spiritüel yolculuğum böyle başladı.

Aile dizimi sistemi ile nasıl tanıştın? Bu sistemi bize nasıl anlatırsın, tanıtırsın?

12-13 yıl kadar önce bir arkadaşım geldi ve bana şöyle dedi: “Eric, sen çok spiritüel bir insansın, ruhsal yanınla çok yoğun bir bağlantı içerisindesin. Aile dizimi diye bir şey duydun mu?” Ona ‘hayır’ dedim. Çünkü duymamıştım ve ne olduğunu bilmiyordum. Sonra bana ‘Biri beni davet etti, neden benimle gelmiyorsun?’ dedi. Ben de ‘tamam gelirim’ dedim. İlk katıldığım çalışma 12 kişiden oluşuyordu ve Miami Beach’te bir apartman dairesindeydik. Ömrümde ilk defa bu çeşit bir enerji çalışması deneyimliyordum ve bu çalışma atalarımın enerjilerinin de içerisinde olduğu bir alanda gerçekleşiyordu. İlk deneyimimdi ve bu deneyimden tabii ki de çok etkilendim. Kalbimde inanılmaz bir duygu, içimde tarifsiz bir heyecan hissettim. Bu çalışmanın yaratıcısı ile tanışmak istedim ve Google’da bir araştırma yaptım. Böylece bu çalışmanın yaratıcısı olan Alman Psikoterapist Dr. Bert Hellinger ile tanıştım. Aynı yıl, 2003 yılıydı, Bert Hellinger uluslarası bir eğitim vermeye başladı. Aile diziminde yeni bir metodun anlatılacağı bir eğitimdi bu. Yani bunun anlamı artık aile dizimi medikal bir alandan çıkıyor ve Spiritual Healing / Ruhsal Şifa’ alanına geçiyordu. Yani bu demek oluyordu ki, bu yöntem, terapi yapan psikoloji ile uğraşan kişilerin yanısıra kuantum fizik ve enerji terapisi yapan şifacı dediğimiz kimselerin alanlarına da giriyordu. Çünkü Hellinger, zaman içerisinde bu alanın genişlemekte olduğunu görmüştü. Yani büyük bir şans eseri ya da tesadüf – ancak bilirsiniz bu hayatta hiçbir şey tesadüf eseri olmaz – o yıl aile dizimi sisteminin Spirit Mind’ olarak bilinen ‘ruhsal zihin’ alanına geçtiği yıldı ve ben de bu yeni metodun içinde olduğu eğitimi alabilen şanslı kişilerden biriydim. İşte aile dizimi sistemi ile tanışmam böyle gerçekleşti.

İnsanlar seni ‘Şaman Eric Lopez’ olarak tanıyor. Peki gerçekten şaman mısın? 

Ben şaman mıyım?… Pek çok insan hatta bu insanlara benim websitemi tasarlayan kişi de dahil, beni ‘Şaman Eric Lopez’ olarak tanımlıyor. Ancak eğer bana doğrudan bu soru sorulursa gülümserim ve şöyle derim: ‘Hiç kimsenin bu şekilde bir ünvanı olamaz çünkü bu çok büyük bir ünvandır. Bu benim için çok fazla. Kendimi şaman olarak tanımlayamam.’ Ben şamanik yöntem uygulayıcısıyım. Şamanizm’de adı geçen şamanlar doğumunda seçilir ve doğduğu andan itibaren de bir şaman olmak için özel olarak yetiştirilir. Ataların da içinde olduğu küçük bir şamanik topluluğunun da desteği ile yetiştirilen bu şaman dediğimiz kişiler de, büyük bir gücü olan, boyutları aralayan, o boyutlara giden ve geri gelen kimseler olur. Eğer bu şekilde bir yetiştirilme sürecinden geçerek bu tip yetilere sahip olan bir şamandan bahsediyorsak ben böyle bir süreç geçirmedim. Ancak diğer bir yandan da şaman, diğer boyutlarla bağlantıya geçebilen bir kimsedir ve eğer spiritüalizm konusunda ilerlemek istiyorsanız ve yüksek bilinciniz ile bir bağlantıya geçmek istiyorsanız bunun anlamı siz de bir noktada şaman haliniz ile karşılaşacaksınız demektir. Sanırım bu nedenle insanlar bana şaman diyorlar ve bende şamanı görüyorlar. Çünkü bu aslında kendilerinde olan, artık kendilerinde görmeye hazır oldukları bir şamanla karşılaşmaya başlıyorlar. Yani kendi şaman yanları artık onlara görünmeye başlıyor. Bu sırada bende gördüğünüz şaman için ayrıca teşekkür ederim. Ancak dediğim gibi bende gördüğünüz şaman sizsiniz aslında.

Yaptığın çalışmayı neden ‘Şamanik Aile Dizimi’ olarak tanımlıyorsun? Bildiğimiz ‘Aile Dizimi’ yönteminden farkı tam olarak nedir? 

Kendi atalarıma ve aile geçmişime baktığımda bir bilgi ile karşılaştım. Babalarımın ve büyükbabalarımın kız kardeşleri yani büyük büyük halalarımın hepsi zamanında şamanik yöntemler ile çalışmalar yaparlarmış. Bu halalardan bir tanesi ‘Plant Medicine Women (Bitkilerle tedavi yapan şifacı kadın)’ mış. Peru’da Saint Martin eyaleti içinde küçük bir şehirde yaşarmış ve bu şehrin doktoru gibiymiş. Bu şehirde yaşayan herkes şifa için ona gidermiş ve o da hastaları ‘Plant Medicine’ (Bitki Tedavisi) ile şifalandırırmış. (Plant Medicine, içinde hem şifalı bitkilerin hem de şamanların belli ritüeller ile gerçekleştirdikleri kutsal bitkilerin olduğu bir şifa iksiri.) Yani halalardan biri bu alanda uzmanmış. Tabi ben küçük bir şehir derken o zamanlar 200 – 300 kişiden fazla olmayan bir şehirden bahsediyorum. Mesela bir diğer hala da tarot bakarmış. Yani bu halaya da bir takım konular karşısında nasıl bir karar vermeleri gerektiğini bilemeyen kimseler gidermiş. Bir diğer hala da kahin şamanmış. Yani ‘Divinator (Kahin)’ olarak bilinen çok saygıdeğer bir kimseymiş. Çünkü başka boyutların enerjilerine bağlanıp, ataların ruhları ile bağlantıya geçebiliyor ve boyutlar arası kanallık edebiliyormuş. O nedenle o zamanlar bu halayı da şaman kadın olarak çağırırlarmış ya da ‘Medicine Women (Şifacı Kadın)’ olarak. Tabi ben yıllar içerisinde bu bilgileri bilmeden yaşadım ve bu bilgiyi de 6-7 yıl kadar önce kendi atalarımın kimler olduğunu ve bir zamanlar neler yapmış olduklarını araştırırken öğrendim. Aile dizimi sistemini daha önce öğrenmiş olmama rağmen hiç bir şekilde geriye dönüp kendi köklerim üzerinden giderek bir araştırma yapmamıştım. Daha doğrusu hiç böyle bir fırsatım olmamıştı. Dolayısıyla da bu küçük kasabadan ve büyük halalardan habersizdim. İlginç olan şey ben bu bilgiyi edindiğimde çoktan tarot okuması yapıyor ve Amerika’nın bilinen en eski kabilelerinden biri olan Nemehal Kabilesi tarafından ‘Medicine Man’ (Şifacı Adam) ünvanını almış olarak şamanik çalışmalar yapıyordum. ‘Plant Medicine’ (Bitki Tedavisi)’ denilen şeyi çoktan deneyimlemiştim ve son 14-15 yıldır da bu deneyimi her yıl yaşamaya devam ediyordum. Yani aslında ben kendi atalarımla ve halalarımla bu bağlantıyı bilmezken çoktan bir bağlantı içerisine girmişim bile. Mesela şu an bu halalardan tarot bakanı hayatta. Size anlatırken onu görmem gerektiğini hatırlıyorum şu an (Gülüyor). Yani zaman içinde bu bağlantıyı gördükten sonra anladım ki atalarımı kucaklamam gerekiyor çünkü yapmakta olduğum ‘Şamanik Aile Dizimi’ sistemi bana aslında onlardan geçen bir bağlantı. Yani onlardan geçerek bana geldi. Çünkü benim çalışmamda çok yoğun bir biçimde şamanik uygulamalar görüyorsunuz. Baktığınız zaman şamanizm zaten ataları onurlandırır, etrafımızdaki enerjileri onurlandırır, bir yaşam yoludur bir din değildir. Pek çok insan şamanizmin bir din ya da daha doğrusu cadıların, büyü ile ilgili büyücülerin içinde olduğu bir din olduğuna inanır. Ama gerçekte bu böyle değildir. Hepsi şamanik uygulamalardır ve eski insanların, kabile yaşamlarının olduğu günlerden bugünlere gelmektedir. Aslında burada anlatılan sistem bir anlamda bizi dünyaya, üzerinde yaşadığımız toprağa daha çok bağlamak, etrafımızda olan bitenin daha çok farkında olmak, toprak anayı hakettiği biçimde onurlandırmak üzerine kuruludur. Biz yıllar içerisinde bunu kaybettik. Yani nerden gelip nereye gitmekte olduğumuzun farkındalığını. Dolayısıyla şamanik uygulamaları, aile dizimi sisteminin içine eklemek doğal olarak aile dizimini daha büyülü, daha derin, daha kuvvetli bir hale getiriyor. O nedenle de workshop’larıma katılan pek çok insan kendilerini başka bir boyuta gitmiş gibi hissediyor çünkü bu workshop’larda insanlar hem dünya ile hem de birbirleri ile daha çok bağlantı içerisine girebiliyorlar. Yani bu aslında aile diziminden çok başka bir terapi yöntemi değil, aslında aynı terapi ancak daha kuvvetli ve daha derin versiyonu. Kısaca insana daha çok kökünü hatırlatan daha çok bağlantıda hissettiren bir yöntemi içerisinde barındıran bir terapi yöntemi.

Türkiye ile yolların nasıl kesişti? 

Miami’deki yakın dostum, Dr. Filiz Bakır (kendisinin kim olduğunu websitem üzerinden görebilirsiniz. Kendisi aynı zamanda da benim Miami’deki koordinatörümdür.) ile bundan bir kaç yıl önce beraber Peru’ya gitmiştik. Hayim ile orada tanıştık. Filiz de Hayim de Türk’tü ve karşılaştığımız an doğal olarak bu bağlantı sayesinde konuşmaya başladık. Bu konuşmanın ardından Hayim benden bir seans almak istedi ve bu deneyimden çok etkilendi. Ardından da bu şifaya kanallık edebilmek adına Filiz ve Hayim benim yaptığım işi Türkiye’ye getirmek için neler yapabileceklerini konuştular. Kutsal Vadi içinde Şamanik bir seramonide beraber ‘Plant Medicine’ (Bitki Tedavisi) yapıyorduk ve bu seramoni doğal olarak bizi birbirimize daha çok bağladı. Dolayısıyla Türkiye’ye ilk gelişim Hayim sayesinde oldu. Beni ilk Türkiye’ye tanıtan kişidir kendisi. Kendisine ve tabi sevgili Filiz’e bu nedenle minnettarım. Türkiye’de ilk workshop’u yaptığımız zaman Hayim sayesinde Duygu ile tanıştım. Kendisi benim kız kardeşim gibidir ve aynı zamanda da en yakın dostlarımdan biridir. Duygu’yla ruhlarımızın tanışıklığı önceki yaşamlarımıza dayanıyor. Bunu çok net bir biçimde gördük ve pek çok defa da deneyimledik. Önceki hayatlarımızda yaşadığımız dünyaları, boyutları, gerçeklikleri ve yaptıklarımızı hatırladık. Biliyorsunuz şu an içinde yaşadığımız dünya başka bir dünya ve bizim bu dünyada beraber yaşamayı artık öğrenmemiz gerekiyor. Çünkü önceki dünyalarımızda ne yazıkki bunu öğrenemedik. Fakat şu an elimizde bir fırsat var önceden yapamadıklarımızı yapmanın, öğrenmemiz gerekenleri öğrenmenin peşindeyiz. Bunun için dünyadanın tüm dört bir yanında çabalayan tüm koordinatörlerime ve aileme teşekkür ediyorum ve tabi aynı zamanda da dünyanın dört bir yanındaki tüm bağlantılarıma. Türkiye özelinde ise.. Türkiye beni çok güzel kucaklayan bir ülke. Beni ve işimi büyük bir kalp açıklığı ile kabul ediyor. İşte o nedenle de mucizevi sihir dediğimiz şey tam anlamıyla gerçekleşebiliyor. Demek istediğimiz şifayı derin bir biçimde gerçekleştirebiliyorsunuz. Tabiki de başka ülkelerde de benzer şekilde önemli kucaklamalarla karşılaşıyorum. Ancak Türkiye’de deneyimlediğim his başka. O nedenle de buraya böyle bir ihtiyaç olduğu sürece gelmeye devam edeceğim. Öğretmek için değil yönlendirmek için. Ben kendimi bir öğretmen olarak görmüyorum daha çok öğrenmeye hazırsanız eğer, bilgi birikimini ve deneyimlerini paylaşan bir kimse olarak görüyorum. Eğer kucaklamaya hazırsanız o zaman workshop’ta bu deneyimi yaşayacaksınız demektir. Ruhunuz bu uyanış için nasılsa sizi bir şekilde oraya götürüyor olacaktır. Kalbin uyanışı ataların harekete geçmesi ve sizi de beraberinde harekete geçirmesi ile olur. Atalarınız sizin önünüze bu hayatta artık çözmeniz gereken konuları getirir ki artık çözüp özgür olabilesiniz.

Websitende ‘Awakening Journey (Uyanış Seyahati)’ başlıklı bir haber var. Bu seyahat tam olarak ne seyahati? İsmi neden ‘Awakening Journey (Uyanış Seyahati)’ ? 

Peru’ya olan bu uyanış seyahatlerine 6-7 yıl önce başladım. Bir ‘Ayahuasca Seramonisi’ndeydim ve ‘Toprak Ana’dan bir mesaj aldım. Çok net bir biçimde bana ‘Artık erkek ve kız kardeşlerini getirme vaktin geldi.’ dedi. Ben de doğal olarak kendi kardeşlerimi düşündüm. Kendi kız kardeşimi ve iki erkek kardeşimi. Ben çağırırsam gelebileceklerini biliyordum ancak bu bağlantıya hazır olduklarını sanmıyordum. ‘Onları nasıl getireceğim?’ dedim kendi kendime. Fakat sonra farkettim ki Ayahuasca’nın bana söylediği kardeşler aslında kendi öz kardeşlerim değildi, dünyanın dört bir yanında karşılaştığım ruh kardeşlerimdi. Çünkü o seramoni esnasında gördüğüm vizyonda etrafımda onlarca yüzlerce kardeşim vardı. Dolayısıyla bu mesajı kendime Peru’ya bir seyahat organize etmek olarak aldım ve bir program yaptım. Bana hem yapmış olduğum aile dizimi workshop’larında hem de seanslarımda hep sorulan bir sorudur bu: ‘Ben dünyayla, evrenle, kendimle, etrafımda olan biten herşeyle, bu enerjilerle daha da bağlantılı olmak istiyorum, daha da fazlasını yapmak istiyorum, ne yapabilirim? Siz ne yapıyorsunuz?’ İlginç olan şey, bu kişiler bana bu soruları sormadan zaten ‘Plant Medicine’ (Bitki Tedavisi) üzerine bir takım araştırmalar yapmış oluyorlar. Dolayısıyla zaten bu alanı kendileri için açmış oluyorlar ve bu durumda benim de yalnızca onları davet etmem gerekiyor o kadar. Eğer kalbiniz ve ruhunuz emin ise zaten önünüze bu tip bir seçenek geliyor. Bu grup nasıl bir grup derseniz. Özel bir grup oluyor ve aslında herkesin katılabileceği herkese açık bir grup. Ancak seyahatin ilk amacı bu seramonilere katılmak ve uyanışı sağlamak. Seyahat sadece seramonilerden oluşmuyor tabi. Aynı zamanda Peru’da bilinen önemli tarihi mekanlara da gidiyoruz. Bunlardan bazıları turistik mekanlar. Machu Pichu, Nazca Çizgileri (Nazca Lines) ya da Moray Antik Kalıntıları (Moray Ancient Ruins) gibi. Yani çoğunlukla enerjisi özel olan yerlerde bulunuyoruz. Bu seyahatlerin özelliği ise ruhun diğer boyutlara uyanışı ile ilgili. Dolayısıyla da normal turistik seyahatler gibi değil. Bunun anlamı şu demek. İsteyen herkes, herşeyi hazır olsa bile bu seyahate katılamayabiliyor. Ancak hazır olabilen ruhlar katılabiliyor. Çünkü bu seyahat için yani ruhun yolculuğu için, içinde bulunduğumuz gerçeklik içinde herkes henüz hazır değil. Burada niyetinize (intention) ne kadar odaklı olduğunuz önemli. Başka hiçbir şey önemli değil. ‘Neyi öğrenmek istiyorsunuz? Kendinizle, bu evrenle, içinde yaşadığınız dünya ile ilgili neyi bilmeye, öğrenmeye ihtiyacınız var? Daha üst bir versiyonunuza ulaşabilmeniz için bu hayatta neye ihtiyacınız var?’ Bu seyahatin sonrasından ne oluyor derseniz. Bu seyahat sonrası doğal olarak dünyanın hangi köşesinden olursa olsun katılan herkes sevgi dolu bir aileye dönüşmüş oluyor. Çünkü bir aile olmuş oluyoruz. Daha doğrusu bir zamanlar kocaman sevgi dolu bir aile olduğumuzu yeniden hatırlamış oluyoruz. Peru’dan ayrıldıktan sonra da bu enerjiyi üzerinizde taşıyarak kendi ülkenize döndüğünüzde de bu enerjiyi, kendi çevreniz, aileleriniz ve arkadaşlarınız üzerinden yaymaya, öğrediklerinizi paylaşmaya devam ediyorsunuz. Çünkü artık kim olduğumuzu hatırlamış oluyorsunuz. Kim olduğunuzu hatırlama vakti artık geldi. Dünya ile yeniden bağlantı kurma vakti geldi. Nerden geldiğimizi ve buraya ne yapmak için geldiğimizi hatırlama vakti geldi. O nedenle uyanmamız lazım. İşte bu seyahatin ‘Awakening Journey (Uyanış Seyahati)’  adını taşımasının sebebi bu.

Bir sonraki Türkiye seyahatin ne zaman olacak?

Yılın ilkbahar ya da sonbahar dönemlerinde Türkiye’de olmaya gayret ediyorum. Geldiğimde de 3-4 hafta kadar kalıyor, kaldığım süre içerisinde de İstanbul, Ankara ve İzmir’de herkesin katılabileceği yarım gün ve tam günlük ‘Şamanik Aile Dizimi’ workshop’ları düzenliyorum. Geri kalan günlerde de bireysel seanslarım oluyor. Bu seanlar içerisinde hem birebir ‘Şamanik Aile Dizimi’ hem de ‘Emotional Code’ ya da ‘Tarot’ gibi spiritüel şifa çalışmaları yapıyorum. Bundan sonraki gelişim Nisan ayında olacak. Şu an için 16 Nisan’ı İstanbul Workshop’u, 20 Nisan’ı Ankara Workshop’u ve 27 Nisan’ı da İzmir Workshop’u olarak planladık. Yani Peru’ya 17 – 27 Mart arası yapacağımız ‘Awakening Journey (Uyanış Seyahati)’ sonrası 1 hafta içerisinde hemen İstanbul’a gelmiş olmayı planlıyoruz.

Duygu Merzifonluoglu

Duygu Merzifonluoglu