Çizenbayan: ”Hikayen, gittiğin yerler değil gezerken tanıştığın insanlar üzerinden şekillenmeli.”

Kendin gibi insanları bulmak, bazen seni köreltmez, aksine hayatını kolaylaştırır, zenginleştirir.

Hayatın neyi, neleri yapmayacağına karar verdiğin an şekillenmeye başlar. Mimarlık yapmayacağımı fark ettiğim an, müziğe ilgim ve blog merakım ortaya çıktı. Deli gibi müzisyenleri araştırmaya başladım: Aa, şurada konser varmış, şu kişi hiç Türkiye’ye gelmiyor… Bir şekilde kendime gezme bahanesi yarattım ve gezdikçe yazmaya başladım. Bir ülkeye konser için gidince o ülkeyi daha iyi tanımaya başlıyorsun, çünkü onların eğlenme anlayışına karışıyorsun ve bir şekilde alışıyorsun.

Bu “gezme bahaneleri”nin faydaları ve türevleri çoktur aslında. Misal: Daha sonra yogaya merak sardım, şimdi yoga kampları kovalıyorum. Bir şehri gezmeye bile gitmiş olsan, oranın yerlisiymiş gibi rutinler yaratmalısın kendine. Seyahat ettiğim yerlerde hemen bana yakın bir yoga stüdyosu bulur, sabahları ilk iş yogaya giderim mesela.

Birileriyle tanışıp hop onların peşine takılıyorsun ve yolculuğun daha enteresan bir hâl alıyor.

Seyahatler sırasında da çalışmak ve yazmak, hayatımın özeti. Elimde bilgisayarım, kendi yarattığım rutini uygulamaya başladım gittiğim her şehirde. Bu rutin, seni turist gibi gezsen denk gelmenin pek de mümkün olmayacağı insanlarla tanışmanı sağlıyor. Misal: Barselona’da Erasmus yaparken tanıştığım ve şu an İstanbul’da yaşayan çok sevdiğim Danimarkalı bir arkadaşım. Lokal keşif konusunda ben ona burada İstanbul’da, o da bana Danimarka’da yardımcı oldu. Mesela kendi çalıştığı paylaşımlı ofise götürmüştü. 

Hikayen, gittiğin yerler değil gezerken tanıştığın insanlar üzerinden şekillenmeli. 

Gittiğin bir yerde hakikaten lokal takılmanın en pratik yolu da bu: Gidip oranın paylaşımlı ofisini bul. Orada zaten açık fikirli insanlar güzel güzel çalışıyor, yabancılar da oluyor, git tanış işte. Zaten oraya gidince oradaki insan da seni merak ediyor ve seninle tanışmak istiyor.Turist dediğin her şeyin fotoğrafını çekmesiyle, biraz da etrafı aval aval gezmesiyle meşhurdur. Yeni jenerasyon ve bizim kafamızda olan insanlar o profil olmak istemiyor artık.


Kendin gibi insanları bulmak, bazen seni köreltmez, aksine hayatını kolaylaştırır, zenginleştirir. Blog hikayemin özeti de aslında bu: Barselona’da 5 arkadaş birlikte Erasmus yaparken, her gelen gidenin bana “Nereye gidelim” diye sorması, benim bir e-mail hazırlayıp her ihtiyacı olana göndermem, konser ve festival haberlerini ilgilerini çekeceğini düşündüğüm, aynı kafada insanlarla paylaşmaya başlamam derken… 

İşte, tüm hikâye bu.

Elif Tanverdi | Blogger @cizenbayan

*Elif Tanverdi’nin 23 Şubat 2016 tarihli ‘Kolektif Diaries’ konuşmalarından derlenmiş, editlenmiş; bazı cümleleri açıklık getirmek adına düzeltilmiştir.

Kolektif House Ekibi

Kolektif House

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Kolektif House Ekibi

Aralık 27, 2017

Kolektif House Ekibi

Aralık 8, 2017