Bir kişi tek başına, dünyayı değiştirebilir mi?

Ben tek, siz hepiniz. Var mısınız kış uykusuna yatmış iyiliği uyandırmaya?

Her gün neredeyse saat başı, Dünya’nın her yerinden gelen felaket haberleri, savaşlar, afetler, salgın hastalıklar bildirim olarak ekranımıza düşüyor. Bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyor, genellikle de düşündüğümüzle kalıyoruz. Ne mutlu ki, bazıları işi bir adım öteye taşımak için harekete geçiyor.

Arşimet “Bana bir kaldıraç verin, dünyayı yerinden oynatayım…” derken bunu mu kast etmişti bilmiyoruz ama günümüzde, dünyayı değiştirmek için tek başına yola çıkan ve çok geçmeden arkasına kalabalık bir insan grubunu alan, modern zaman kahramanları var.

Jérôme Jarre, 27 yaşında bir Vine ve Snapchat fenomeni. Onu diğer fenomenlerden farklı kılan bir özelliği var; sosyal medyada kazandığı ünü, koca bir ülkenin açlık problemine çözüm getirebilmek için kullandı ve bunda son derece başarılı oldu. Geçen mart ayında, #turkishairlineshelpsomalia hashtag’iyle başlattığı kampanya ile gofundme.com sitesi üzerinden bir hafta içinde 2 milyon doların üzerinde yardım toplamayı başarmakla kalmadı, bu toplanan bağışlarla alınan malzemeleri Somali’ye taşıması için Türk Hava Yolları’nı ikna etti.  Yüzbinlerce insan, bir kişinin bu hareketi başlatmasını bekliyormuşçasına Somali için seferber oldular. Çok kısa sürede, el birliğiyle, büyük bir meblağ toplamakla kalmayıp, sosyal medya hesaplarını kullanarak Türk Hava Yolları’nı da işin içine dahil etmeyi başardılar.

Hayattaki en büyük başarın…

21’inci yüzyılı tanımlarken, sosyologlar “iş birliğinin yükselişi” terimini kullanıyor. Devletlerin ve hükümetlerin hantal bürokratik yapıları sebebiyle hızlı hareket edememesinin veya işlerine gelmediği için bazı şeyleri görmezden gelmesinin açığını insanlar bir araya gelip, örgütlenip, iş birliği yaparak kapatmaya çalışıyorlar. Sistemlerin işlevsizleştiği yerde, sivil inisiyatifler devreye giriyor ve çözümün bir parçası oluyor. 

“Bu hayattaki en büyük başarın nedir?” sorusuna “Somali’deki açlığın bitirilmesine destek oldum…” cevabını verebilmek herhalde dünyadaki en tatmin edici duygulardan biri olsa gerek.

Jérôme’un tek başına başlattığı bu kampanya, başta Ben Stiller olmak üzere pek çok ünlünün ve sosyal medya kullanıcısının etkisi sayesinde kartopu efektiyle büyüdü ve interneti kasıp kavurdu. Anlaşılan o ki, dünyada kış uykusuna yatmış olan iyiliği uyandırmak için birinin adım atıp, onu şöyle bir dürtmesi gerekiyor. Ne var ki, iyilik bir kez uyandı mı onun gücünün önünde hiç kimse duramıyor… 

Tek başına dünyayı değiştirmek mümkün mü? Ağır yapılardan, işlemeyen çarklardan kurtulup bir fark yaratmanın yolu var mı? 

Evet, var. Üstelik, bunun için iki şeye ihtiyaç var: İnanç ve irade.

İnsanlığa olan derin inancın nimetleri

Bir diğer örnek; Aynebilim veya kısaca Ayn lakabını kullanan ve gerçek ismini açıklamaktan da yüzünü göstermekten de kaçınan bir Türk, Kamboçya’da çok büyük işler başarmakla meşgul.

3 yıl önce, okuduğu bir makale üzerine harekete geçmeye karar veren bu cesur kadın, Büyükada’daki huzurlu evini, çiçekli balkonunu ve uzun kahvaltı sofralarını bırakarak, Kamboçya’nın kaotik başkenti Phnom Penh’e taşınmış. Kamboçya’nın karanlık tarihinin en önemli yapıtaşlarından biri olan, meşhur Killing Fields’ın tam karşısında bulunan Rolous Köyü’nde bir aşevi açmış. Önceleri yalnızca köyün yemek ihtiyacını karşılamayı hedeflerken, şimdi çocuklar için İngilizce dersleri, kadınlar için el işi atölyeleri düzenliyor. Living Fields adını verdiği kâr amacı gütmeyen organizasyonuyla, orada ayda 5 Dolar gibi bir gelirle hayatta kalmayan çalışan insanların hayatında büyük bir fark yaratıyor. Aynebilim Aşevi’nin en büyük destekçileri, cömert bağışçıları. Yine onların sayesinde, yağmur sezonunda yıkılan, hasar gören evlerin yerine yeni evler yapılıyor ve gün geçtikçe köyün çehresi farklı bir görünüm kazanıyor.

Bir ülkenin kaderini veya yüzlerce çocuğun hayatını değiştirebilmek için kararlı ve kendini adamış bir insandan fazlası gerekmiyor. Çoğumuzun “Nasıl olacak o iş?” dediği, aklımızın mantığımızın almadığı yerde, bu insanların kendilerine ve insanlığa olan derin inancı devreye giriyor ve dahası sonunda büyük bir fark yaratıyor.

Çünkü, Apple’ın 1997 tarihli meşhur ‘Misfits’ reklamında da dediği gibi: 

“Dünyayı değiştirebileceğine inanacak kadar çılgın olanlar, onu gerçekten değiştirecek olanlardır.”

IG: @solen_yucel

FB: facebook.com/eatravels

Kolektif House Ekibi

Kolektif House

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Kolektif House Ekibi

Aralık 27, 2017

Kolektif House Ekibi

Aralık 8, 2017