Beş ölümcül sosyal medya günahı

Hayatta herkesin “günahı kendine” olabilir. Sosyal medyada durum farklı.

OBURLUK

Hızla takipçi bulun! Twitter’daki çoğu insan bunun gibi tweet’ler görmüştür. Kulağa masum geliyor değil mi? Sizi takip etmiş olan bir adam hayal edin. Yeni bir insanın Twitter yolculuğunda sizinle birlikte olması sizde sıcak ve hoş bir duygu yaratıyor. Sonra bu adamın profiline giriyorsunuz ve şöyle diyen bir dizi tweet görüyorsunuz:

”Hızlı ve otomatik bir şekilde takipçi bulmanın yolunu buldum. Şu siteye girin.”

Bunun karşısında şimdi ne hissediyorsunuz? Hala sıcak ve hoş hisler mi? “Takipçi sistemi”yle ilgili tweet’ler alıyorsanız bu tek bir anlama geliyor: Siz sayılar için oradasınız.

TEMBELLİK

Twitter sohbet demektir. Ama biriyle bizzat sohbet ettiğinizi ve yüz yüze konuşurken bu insanın size cevap vermesinin bir saat aldığını düşünün. Bu ne kadar garip olurdu. 

“Selam, işler nasıl?”.

Bir saat boş boş bakıyor ve cevap veriyor: 

“İyi, teşekkürler”. 

Birinin bir tweet’e cevap vermesi bir haftasını aldığınsa insan işte böyle hissediyor. Facebook ve LinkedIn’deyse insanlara cevap vermeyecekseniz, belki de bu sitelerde mevcudiyet göstermemelisiniz. 

KISKANÇLIK

Sosyal medyada istediğiniz herhangi bir şeyi desteklemek sizin seçiminiz ama bazen insanlar suçluluk duygusuyla, başkalarını avatar’larını değiştirmeye ikna etmeye çalışıyorlar. 

Sürü psikolojisine kapılıp sırf yapmış olmak için yapmak zorunda değilsiniz

Twitter ve Facebook’taki her şey hayattaki diğer çoğu şey gibi, birer seçim meselesi. İnsanları onlara ilgi duyuyorsak takip etmeliyiz, nezaketten dolayı değil.

ÖFKE

Sosyal medyanın en kötü yanlarından biri, tepki gösteren yapısı. Özellikle de Twitter’da… İtibar kazanmak için 1000 tane tweet gerekirken, bütün her şeyi değiştirmek için bir tweet yeterli oluyor. Sosyal medya bazen bir yakınlık hissi uyandırabilir. Hani, sanki arkadaşlarınızla kendi aranızda konuşuyor gibi… 

Etrafınızda pusuya yatmış binlerce takipçi olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

GURUR

Başardığınız bir şeyi dağlara çıkıp haykırabilirsiniz, iyi gelir. 

Sadece aşırıya kaçmadan yapın. Sadece kendinizden bahsetmeyin, başkalarının gururundan da bahsedin. Retweet’leyin, yorum yapın ve başkalarının başarılarını paylaşın. 

SCOTT STRATTEN, Viral/Social/Authentic Marketing Uzmanı – “Unmarketing” Kitabından

Kolektif House Ekibi

Kolektif House

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...