Ali Halabi, Volt

”Her şeyi bulduğundan daha iyi bırak” sloganıyla üretiyor, İstanbul’un trafik derdini hafifletmek için uğraşıyor.

Kendini insanlara nasıl tanıtıyorsun?

– Adım, Ali. Aslen Lübnanlıyım, hayatımın çoğunu Beyrut’ta geçirdim. İstanbul’a 4 sene önce enişte ve gurbetçi olarak taşındım. Şimdi ise Volt’un kurucusu & CEO’su, 16 aylık Kerem Can’ın babası ve Türk eşimin kocasıyım.

Yaptığın işi nasıl özetlersin?

– İstanbul’u her zaman dünyanın en güzel şehri olarak görmüşümdür. Ama İstanbul trafiği diye bir gerçek var. Ben de bu sorunu çözmek ve İstanbul’a yakışacak daha güzel bir gelecek tasarlamak istediğimden Volt’u kurdum. Ayda 20 binden fazla yolculuk paylaşan sürücülerimiz ve yolcularımızla şehrimizi iyileştirmeyi hedefliyoruz.

Kahramanların kim?

– Annem ve babam. İkisi de eğitimsiz ve yoksul olmalarına rağmen tek bir vizyonları vardı: kendi yaşadıkları talihsizliklerin aksine, benim ve iki kız kardeşimin parlak bir geleceğe sahip olması… Bugün, ailemizde eğitim gören ilk nesil bizleriz. Bu nedenle de iki kahramanıma sonsuza kadar minnettar kalacağım.

Çocukken en sık kurduğun hayal neydi?

– Uçmak.

İşinin en heyecan verici kısmı ne?

– Volt ile paylaşılan her yolculukla, trafiğin birazcık daha azalması, düşen karbon salınımıyla havanın bir parça olsa temizlenmesi, iki yabancının para tasarrufu etmesi ve arkadaş olması… Kısaca: Basit bir şekilde kentsel sürdürülebilirliği inşa edebilmemiz.

İşte “şimdi çuvalladım” dediğin bir an oldun mu? Nasıl toparladın, üstesinden geldin?

– Elbette ki çok oldu ama yeteri kadar değil… Bütün zor anları, Volt’u on sene sonra bulunduğu yerde hayal ederek aştım. Hatayla hedefi kıyasladığımda; o anki hatanın hayalimin karşısında ne kadar ufak kaldığını gördüm.

Kolektif House’ta farklı mesleklerden insanlarla aynı ortamda çalışıyorsun. Kimden, ne öğrendin?

– Eskiden beri üzerine pek de fazla düşmediğim ama düşününce yaratıcı bir gücün içimde alev aldığı bir konu var: video. Kolektif House’ın havası da bu isteğime ilham kattı. Yakında vlogging yapmaya başlıyorum.

Kolektif’te yaşadığın en tatlı anları anlatsana.

– Uplifers’dan Merve’nin bizi kiviyle beslemesi…

Yaşayabileceğin en mutlu gün… Neredesin, ne yapıyorsun?

–  Elektrikli tektekerimi kullanırken, bir yandan video çekiyorum, diğer yandan drone uçuruyorum, bunların hepsini de eşim ve oğlumla çıktığım tatilde yapıyorum. 

Hayat sloganın?

– “Her şeyi bulduğundan daha iyi bırak.” Eğer yanlış hatırlamıyorsam Kolektif House tuvaletlerinde “Dünyayı bulduğun gibi bırak” yazıyor. Bence bu yeterli değil. Oldukça pasif, hatta çevreye bıraktığımız izler yüzünden “bulduğumuz gibi bırakmak” negatif bir anlam taşıyor. Her şeyi daha iyi bir şekilde bırakmak eninde sonunda dünyayı daha güzel yerlere taşıyacaktır. Bu tutum, dostlar, iş arkadaşları, eşler, çevre, şehir ve hatta tuvaletler için bile geçerli 🙂

Şu anki ruh halin?

– Daha fazla etki yaratmak.

Kolektif House Ekibi

Kolektif House