2018’in kitle kaynaklama rekoru kıran teknoloji girişimleri

Arka bahçesinde bal üretmek isteyenlere el yapımı arı kovanı

Avustralya’da yaşayan bir girişimci olmanın en büyük avantajlarından bir muhtemelen doğadan gelen müthiş bir ilham olsa gerek. Baba-oğul olan Stuart ve Cedar Anderson, ilk kez 2015 yılında başladıkları yapay arı kovanı projeleri ile Indiegogo’un tarihindeki en çok bağış olan isimler olmayı başardılar. Flow Hive Classic ile başlayan proje o denli ilgi gördü ki, onu takip eden Flow Hive 2 hayata geçti. Bal toplamayı sadece bir musluk açmaya indirgeyecek yapay arı kovanı sistemi, 5 Mart 2018 tarihi ile 14,945,718 dolar bağış toplamış durumda. Evet, yanlış okumadınız. Hedefini %18983 aşan proje neredeyse 15 milyon dolar bağış toplayarak insanlığın bal arılarına ve bala olan sevgisini gözler önüne sermiş durumda.

Flow Hive 2, bal arılarına sağlıklı bir yaşam ortamı sağlamak, verimli bal üretmelerine yardım etmek ve bal toplamayı süper pratik hale getirmesi açısından ilk versiyona göre çok daha başarılı. 749 dolar ücreti ile sahip olabileceğiniz Flow Hive 2, arıcılık ile ilgileneler için çok ideal bir yatırım. Tabii, Avustralya gibi geniş bahçeli evlerin ve uçsuz bucaksız arazilerin bol olduğu bir memlekette sanırım çok daha mantıklı bir yatırım.


Gökyüzü aşıkları için süper güçlü bir teleskop: eVscope

Gökyüzüne bakmayı sevenler için geleneksel teleskopların çok ötesine giden bir icat 2019 yazına hazırlanıyor. Mühendis ve astronomların yer aldığı bir ekibin geliştirdiği eVscope, üstün ışık yakalama özelliği ile mevcut arka bahçe teleskoplarının neredeyse 100 katı çözünürlük elde edebiliyor. Otonom Alan Tespit teknolojisi ile gökyüzündeki takımyıldızları, galaksi kümelerini ve nebulaları yakalıyor ve anında gözleme başlamanızı sağlıyor. Dünya dışı yaşamı araştıran SETI Enstitüsü ile geliştirilen eVscope’un en önemli özelliklerinden bir tanesi, amatör astronomları uzay keşfine doğrudan dahil etmesi. Teleskop ile elde edilen veriler SETI Enstitüsü’nün bilgi havuzuna aktarılabiliyor, diğer astronomlar ile paylaşılabiliyor. Mobil uygulama aracılığı ile elde ettiğiniz görüntüleri diğer astronomlar ile değerlendirme ve inceleme şansı buluyorsunuz. eVscope, gözlem esnasında çevrimiçi moduna girerek gerçek zamanlı bilgi indirmenizi ve gözlemlerinizde kullanmanızı da sağlıyor.

SONY IMX224 sensörü kullanan eVcope’un batarya ömrü 10 saat. Kısacası uzun geceler için fazlasıyla ideal. Wi-Fi, Bluetooth ile bağlantı kuran ve GPS erişimi bulunan teleskop, mobil bir gözlemevi işlevi görüyor. Otomatik Alan Tespiti, ışık kirliliğini azaltma, gökyüzündeki hedeflere kilitlenme özelliklerinin yanı sıra gelişmiş görüntü düzenleme ayarları da bulunuyor.

Şu an kısıtlı sayıda ön sipariş alan teleskobun fiyatı 1000 dolardan başlıyor. Amatör astronomide yeni bir sayfa açmaya hazırlanan eVscope bilime meraklı olanlar için en iyi yatırımlardan biri.

En akıllı teleskop eVscope, balkon veya arka bahçeniz için en teknolojik dekor olabilir.

Dünyanın en güçlü cep bilgisayarı: Mini PC

Cebinizde 5″ ekran boyutunda, 128GB SSD taşıyan ve Windows 10 ile çalışan bir makine taşıma düşüncesi size nasıl geliyor? Duyan herkesin sahip olmak istediği Mini PC, Indigogo kampanyasının bitmesine günler kala hedeflediği miktarı %5220 oranında aşarak 1 milyon dolar barajını geride bırakmış durumda. Hong Kong merkezli girişimci Leo Cheung’un projesi olan Mini PC, boyutu ile her yere taşınabilir en güçlü mobil cihaz olmayı hedefliyor. Toplu taşımada, iki dakika durduğunuz bir köşede, ofisinizde ve evinizde her an pratik bir şekilde kullanabileceğiniz hayat kurtarıcı bir makineye sahip olma fikri kesinlikle kulağa hoş geliyor.

Mini PC’nin donanımı ne derseniz kısaca bakalım: 128GB SSD, 8GB RAM, 2.56GHz Intel Atom xZ8750 işlemci, HDMI-USB-USB-C-Ethernet bağlantıları, Wi-Fi ve Bluetooth, katlanabilir klavye. Her türlü bilgisayar donanımı ve aksesuarı ile kablolu-kablosuz bağlantı kurabilen Mini PC, katlanabilir klavyesi sayesinde süper kolay taşınabilir bir cihaz görüntüsü sergiliyor. Donanım açısından da boyutuna göre fazlasıyla güçlü olduğunu söylemek mümkün (Atom serisi işlemcileri pek sevmesem de).

Aksesuarları farklılaşan farklı paketler ile sunulan Mini PC’nin Indiegogo özel paketinde klavyesi, adaptörü, iki taşıma çantası ve kılıfı yer alıyor. Şu an sipariş vermeniz halinde Eylül 2018’de gönderimi yapılacak paketin fiyatı 149 dolar. Gamer’lar için konsol aksesuarı da bulunan Mini PC, üretmek veya zaman öldürmek için harika bir icat. Hangi fonksiyonlarını ve nerede kullanacağınızı iyice değerlendirmek isterseniz ürün sayfasına dikkatle göz atın.

Mini klavyesi ile Mini PC mikro bir masa üstü sistemi andırıyor.

Şehir içi ulaşımda bisiklet tercih edenler için: STRØM CITY

Dünyanın bisiklet cenneti kentlerinden biri olan Danimarka’dan çıkan STRØM City, şehir içindeki iki nokta arasındaki mesafeyi en kolay şekilde kat etmeniz için tasarlanmış bir e-bisiklet. STRØM City orta ve büyük olmak üzere iki boyutta ve üç farklı renkle sunuluyor. Temel özellikleri yüksek batarya performansı sunması ve çok güçlü, aynı zamanda sessiz bir motora sahip olması. Modüler bir tasarıma sahip olan bisikleti park ettikten sonra hırsızlığa karşı önlem olarak bataryasını sökebiliyorsunuz. Bisikletin ön ve arka aydınlatmaları da gövdesine entegre halde.

STRØM City, EU ve US modelleri ile satışa sunuluyor. 250W olan EU modeli maksimum 25km/s hıza erişiyor. US modeli ise 350W gücünde 32km/s hıza çıkabiliyor. Her iki model tek şarj ile 80 km mesafe kat edebiliyor. STRØM City, modifiye imkanı sunan birçok aksesuara sahip. LCD ekran, 25 kg’ya kadar yük taşıyabilen ön ve arka eklentiler, hidrolik süspansiyon ve mobil istasyon aparatı bunlardan bazıları. Hibirine gerek yok derseniz EU modeli 899, US modeli 999 dolar. Ön siparişlerin teslim tarihi Ağustos 2018’de başlıyor.

Bulabileceğiniz en teknolojik bisikletlerden biri: Strom City.

Oyunseverler için en yeni AR gözlüğü: MIX

İlk basit örneklerini mobil cihaz ve sosyal medya uygulamalarında gördüğümüz Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR), 2018’de hayatımıza çok daha fazla entegre olmaya başlayacak. Kickstarter’da ilk sekiz saat içinde hedeflediği bağış miktarını tutturan MIX, sunduğu kalite ve başarılı stratejisi ile dikkat çeken bir ürün. AR/VR gözlüğü olarak kullanılabilen MIX, 96 derecelik görüş açısı ile benzerlerine kıyasla büyük bir üstünlük sunuyor. Gözlüğün en dikkat çekici özelliği ise SteamVR ile uyumlu olması.

MIX, VR ve AR vizörlerine sahip. Hangisini takarsanız o fonksiyona bürünüyor. Konum, el ve göz takibi özelliklerinin yanı sıra altı alan derinliği kontrolüne sahip. Gelişticiler tarafından şu an fonksiyonları ve kullanım alanları genişletilen MIX, başlangıç noktasını SteamVR olarak belirlemiş durumda. Gözlük PC’ye bağlandığı zaman SteamVR ile bağlanarak bulut oyun platformu üzerindeki oyunların tadını çıkarmanızı sağlıyor.

MIX’in ön siparişleri, içerdikleri aksesuarlar değişen birçok paketi kapsıyor. 449 dolar ile 929 dolar arasında değişen bağışlara göre farklı sensörler ve aksesuarlar içeren paketlere Haziran 2018’den itibaren sahip olabilirsiniz. Eğer bir geliştirici iseniz, MIX’in SteamVR ve diğer fonksiyonları ile sunduğu fırsatlar size çok cazip gelebilir.

MIX, aksesuarları ile hem bir AR hem de VR gözlüğü görevi görüyor.

‘Görüntüsüz’ ilk akıllı saat: mim X

“Az ama öz” konseptini öne çıkaran fazlasıyla şeffaf mim X, akıllı saat kullanmaktan hoşlananlar için güzel bir yenilik olabilir. Saatin ana özelliği, patentli TLD (Transparent Levitation Display) teknolojisi kullanması. Bu sayede ekran açıldığında bilgiler kullanıcı dışında kimsenin göremeyeceği şekilde gizleniyor. Kullanılmadığı zamanlarda ise saatin ekranı tamamen şeffaf hale geliyor. Bu da ciddi bir batarya tasarrufu demek. mim X, akıllı telefonuza bir arama, mesaj veya bildiri geldiğinde titreşim ile sizi uyarıyor. Telefonunuzu cebinizden çıkarma zahmetine girmeden işlemleri ekran üzerinden halledebiliyorsunuz. Seyahatlerinizde bir ülkeden diğerine gittiğiniz zaman saat otomatik olarak düzenleniyor. mim X aynı zamanda kesintisiz olarak kalp atışınız gibi sağlığınız ile bilgi topluyor. Fitness bilgilerinizi de sizin için saklıyor.

Akıllı asistan fonksiyonunu şıklığı ile tamamlayan mim X’in bir sonraki güncellemeleri renkli kol kayışları, uyku denetleme özelliği (sağlık fonksiyonu eklentisi) ve gece karanlığına özel parlaklık olacak. mim X sahibi olmak için bugün vereceğiniz ön siparişler Eylül 2018’den itibaren gönderilmeye başlanacak. En pahalı paket, 5 saat birden içeren 4,438 dolarlık paket.

Mim X, sahip olduğu teknolojik özellikler ile birçok akıllı saate kafa tutacak.

Oyunseverler için en tuşları ayarlanabilir klavye: DREVO BladeMaster

Teknoloji dendiğinde aklımıza gelen en güzel şey şüphesiz rengarenk oyun donanımları ve aksesuarları. Oyun performansını artıran ve cep yakmayan aksesuarlar, video oyun sektörünün en lezzetli tatlıları gibi. Hal böyle olunca Kickstarter’da boy gösteren DREVO BladeMaster’ın hedeflediği bağışı elde etmesi sadece 1 gün sürdü. Peki bu fazlasıyla çekici aletin özelliği nedir derseniz, kısaca bakalım:

Oyunun yanı sıra ofis hayatı ve kodlama için de geliştirilen DREVO, tüm bu fonskiyonlar için özel olarak kullanılabilen bir tekerleğe sahip.  MAC ve PC ile uyumlu olan DREVO, alüminyum kaplı sekiz farklı tasarıma sahip. 1000 Hz(1ms) 2.4 GHz kablosuz bağlantı ile gecikme süresinin söz konusu bile olmadığı aksesuar, 4000mAh lityum batarya, Bluetooth 4.0 bağlantı, bulut yazılım ve 16MD dahili bellek bulunduruyor.

BladeMaster PRO ve BladeMaster TE olarak iki versiyonda sunulan klavyenin kendine has bir özelliği sol kenarında yer alan tekeri. Bu ek tuş farenin veya diğer tuşların özelliklerini taşıyacak şekilde programlanabiliyor. Pro gamer’lar için tıklama ile kaybedilen zamanı ortadan kaldırmaktan tutun grafik tasarımcılar için çok daha kolay işlem yapmak için bu teker kullanılabiliyor. 55 dolardan 1035 dolara kadar bağış seçenekleri bulunan DREVO’yu denemek isterseniz ön sipariş verirseniz renki klavyeniz Ağustos ve Eylül’de elinize ulaşacak.

DREVO, oyunseverler kadar programcıların da dikkatini çeken bir ürün.

45 kiloluk yumruk savuran savaş robotu: Super Anthony

Reel Steel filmi, bir gün eğlence sektörünün en önemli alanlarından birine dönüşecek savaş robotlarının sinyalini vermişti aslında. Her ne kadar insan boyutundaki robotların birbirini patakladığı günlere daha vakit olsa da, oyuncak robotlar arasındaki düellolar yakın gelecekte yaygınlaşmaya başlayabilir. Minyatür robotların arenaya çıkacağı günlere işaret eden en iyi örneklerden biri, tasarımcı ve mühendis Hu Che-Wei’nin fikri olan Super Anthony. Ar-Ge süreci 2013’te başlayan robot günümüze kadar beş uluslarası robotik yarışmasında dereceye girmeyi başardı. Bugün gelinen noktada birçok akrobatik dövüş hamlesi yapabiliyor.

Super Anthony, sadece çocukları eğlendirmek için tasarlanmış dövüşen bir metal değil. Tersine STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) alanındaki en yenilikçi eğitim aralarından biri. Çocukların kodlama ve mühendislik yeteneklerini geliştirmeyi hedefleyen Super Anthony, fonksiyonları değişen farklı modellere sahip. Ocak 2019’da son tüketicilere iletilmeye başlanacak robot, çocukların odasını küçük bir mühendislik atölyesine dönüştürebilir. Kickstar’te bağış hedefini çoktan geride bırakan Super Anthony için kampanya halen devam ediyor.

Dövüşen robot Super Anthony, çocuklara kodlamayı öğretecek yenilikçi bir teknoloji ürünü.

En pratik gökyüzü fotoğrafçısı: Fairy Drone

Gökyüzünden hayatı görüntülemek için illa profesyonel bir drone pilotu olmanıza ve çok yüksek maliyetlere katlanmanıza gerek yok. Sadece 140 gr ağırlığındaki katlanabilir drone Fairy ile zorlanmadan Full HD görüntüler çekebilirsiniz. Bugün 50,000’den fazla drone’da kullanılan uçuş sistemini geliştiren ekibin arkasında yer aldığı Fairy Drone, iki yıl süren Ar-Ge çalışmasının ardından en pratik gökyüzü fotoğrafçısı olarak satışa çıkmaya hazırlanıyor.

Fairy Drone otomatik takip, GPS ile konum bulma ve hareket kontrolü özelliklerine sahip. SLAM 3D teknolojisi sayesinde havada sabit bir şekilde asılı kalabilen Fairy, üç uçuş modunda kullanılıyor. Alçak, orta ve yüksek irtifalarda uçacak şekilde ayarlanabilen drone, uzaktan kumanda ile kontrol veya otomatik çekim halinde 1080p, 30fps görüntüler yakalamak için tasarlanmış. Bir önemli özelliği, sinyalinin kaybolması halinde tek bir tuşa basarak drone’un başlangıç noktasına dönmesini sağlayabilmeniz. 16 dakika havada kalabilen Fairy, kullanımını kolaylaştıran kiti ile sunuluyor. Çantasından uzaktan kumanda paneline kadar tüm aksesuarları düşünülen Fairy iOS ve Android uygulamaları üzerinden akıllı telefonunuzu kumandaya dönüştürüyor. Geliştirici ekip, Fairy’i kullanmayı 30 saniyede öğreneceğinizi öne sürüyor. Denemek isterseniz, Kickstarter üzerinden ön siparişinizi verin.

Yorucu bir uçuşun ardından yere iniş ile uğraşmak istemezseniz, Fairy Drone’a tek tuşla otomatik geri dönme talimatı vermeniz yeterli.

Arı Kovanı’nın rekortmen projesi: Ape-X

TOBB ETÜ ve Koç Üniversitesi öğrencilerinden oluşan mühendis ekibinin geliştirdiği Ape-X, ileri teknoloji ürünü bir drone. Kalite ve dayanıklılığı bir araya getirerek drone’ların temel sorunlarını aşmayı hedefleten Ape-X, 3 eksenli gimbal ile sabitlenen 4K kamera taşıyor. Kısaca görüntü yakalama yeteneği ve çözünürlük konusunda bir drone’un sunabileceği en yüksek kaliteye sahip. Uçuş süresi 20 dakika olan Ape-X, bu alanda da ortalamanın üzerinde. 1 km menzili bulunan drone Mime kumandası ile hareket kontrolü özelliğine de sahip. Bu şekilde kumanda ile son derece zorlayıcı olan manevralar kolayca yapılabiliyor. Kendisine özel FPV (birinci şahış görüşü) sahip olan APE-X, uçuş tecrübesini mükemmel bir VR tecrübesine dönüştürüyor. Başlangıç noktasına otomatik olarak dönme ve yarış modu gibi ek fonksiyonları da olan Ape-X, kalitesiyle çok fonksiyonlu bir drone özelliğine sahip. Özellikle havadan çekilen gerçek zamanlı görüntüler sanal gereklik başlığı ile izlemek çok heyecan verici bir düşünce veriyor. 784 bin TL bağış ile hedefini fazlasıyla aşan Ape-X’in ön siparişeri, Temmuz 2018’den itibaren dağıtılmaya başlayacak.

Türk mühendislerin geliştirdiği Ape-X, fazlasıyla marifetli bir drone.

Mufit Yılmaz Gökmen

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...